"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVACILAR : ... VE VERESELERİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... Köyü çalışma alanında bulunan 110 ada 30 parsel sayılı 11.165,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, çekişmeli taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak tapu iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 110 ada 30 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 1/3 hisesinin davalı ... adına, 1/3 hisesinin ...(davacı ... murisi) adına ve 1/3 hissesinin ... (davacı ... murisi) adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın kök muris ...'dan intikal ettiği ve taksimen davacıların murisleri... ile davalının eşi ...'ya isabet ettiği, ancak tespitte hatalı olarak taşınmazın davalı adına yazıldığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiştir. Ne var ki, iddia, keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından dava konusu yerin davacıların kök murisi olan ... (...)'dan miras yoluyla intikal ettiği ve terekesi paylaşılmadığından elbirliği ile mülkiyet hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Elbirliği mülkiyetinde tüm tasarruf işlemlerinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. ve 702. maddeleri uyarınca tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunlu olup, tasarrufi işlem niteliğindeki davanın da tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerekir. Bir mirasçının, özellikle acele hallerde miras şirketinin menfaatini korumak için, bütün mirasçılar adına, yalnız başına dava açması mümkün ise de, bu şekilde açılan bir dava tüm mirasçıların katılımı sağlanmadan yürütülemez. Bu halde, diğer mirasçıların da davaya katılımlarının sağlanması, muvafakatlerinin alınması veya terekeye temsilci tayin ettirilmesi gerekir. Somut olayda, davacıların kök murisi ...'nin davacılar dışında başkaca mirasçılarının olduğu dosya içerisinde yer alan aile nüfus kayıt örneğinden anlaşılmakta olup, dava, kök muris ...'nin terekesine karşı üçüncü kişi konumunda olan kök muris ...'nin kızı ...'nun nikahsız eşi olduğu nüfus kayıtlarından ve veraset ilamandan anlaşılan davalı ... aleyhine, taşınmazın terekeye döndürme istemi ile açıldığına göre, davaya tüm mirasçıların katılımlarının sağlanması ya da muvafakatlerinin alınması veya terekeye temsilci tayin ettirilmesi zorunludur.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle, davacılara, kök murisleri olan ...'ın veraset ilamında görülen kendileri dışındaki diğer mirasçılarının davaya muvafakatlerini sağlamak veya terekeye temsilci tayin ettirmek suretiyle aktif dava ehliyetindeki eksikliği gidermeleri için süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde aktif dava ehliyetinin tamamlanması halinde davanın esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek aktif dava ehliyeti sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, davalının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.