Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

KANUN YOLU : KARAR DÜZELTME

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarıda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi ... tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle; "Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı’nın 13.11.1982 tarih ve A-4020 numaralı kararı, ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğü’nün 05.06.2000 günlü ve 27 sayılı yazısı kapsamına göre ... Köyü, ... Mevkiindeki dava konusu taşınmazların 3. derece Arkeolojik ve 3. derece Doğal Sit Alanı sınırları içinde kaldığı, 30.11.2000 günlü bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların yer aldığı ...Mevkiinin aynı zamanda antik bir yerleşimi barındırdığı, “Kelebekler Vadisi”ni de içine alan bu bölgenin Uluslararası Doğayı Koruma Birliğince tanımlanan ve nesli tükenmekte olan bitki ve hayvan türlerinin yaşadığı bir yer olduğu, 2863 sayılı Yasa’nın 3. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında "Kültür Varlıkları ile Tabiat Varlıklarından" ne anlaşılması gerektiğinin tanımının yapıldığı, 3. fıkrasında "Sit Alanı", tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimarı ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleriyle korunması gerekli alanlar olarak, 5. fıkrasında da "Korunma Alanı", taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının muhafazaları veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu alan olarak tanımlandığı, bu tanımlamalara göre yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıkların "Kültür Varlıkları" olarak kabul edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 03.03.2003 günlü raporda, taşınmazlar üzerinde herhangi bir kültür varlığına ve arkeolojik eser ve buluntularına rastlanılmadığı belirtilmişse de, 30.11.2000 günlü bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazlar üzerinde olasılıkla Roma çağından antik bir duvarın koruma altına alındığı ve tamamının yüzeyinde yayılmış yoğun çanak çömlek parçaları ile ayrıca taşınmazların doğusunda yoğun taş yıkıntılarının bulunduğu alanda antik duvar kalıntılarının görüldüğünün açıklandığı, raporda belirtilen bu maddi olgular karşısında 03.03.2003 günlü bilirkişi raporu içeriğine itibar edilemeyeceği, eski dönemlere ait bu tür varlıkların taşınmaz kültür ve tabiat varlığı niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, 2863 sayılı Kanun'un 6. maddesinde korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının nelerden ibaret olduğunun ayrıntılı olarak sayılıp gösterildiği, dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunduğu belirtilen kültür ve tabiat varlıklarının anılan maddede belirtilen tanıma da uygun düştüğü, aynı Kanun'un 5. maddesine göre korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının Devlet malı niteliğinde olduğu, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarının zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceği, bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilebilmesi için diğer kazanma koşulları yanında taşınmazın niteliği itibariyle kazanılmaya elverişli yerlerden olması gerektiği belirtilerek, açıklanan nedenlerle dosya içeriği ve tüm deliller gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; davacı ... vekili tarafından temyiz edilen hüküm Dairemizin 08.11.2019 tarih, 2016/11788-2019/7158 Esas, Karar sayılı ilamıyla onanmış olup, bu kez davacı vekili tarafından iş bu onama ilamına karşı karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

Mahkemece, her ne kadar bozma ilamına uyularak, bozma ilamında öngörüldüğü şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de; dosyanın incelenmesi neticesinde, uyulmasına karar verilen bozma ilamının 02.10.2003 tarihli olduğu ve somut olayda uygulama yeri bulan 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 11. maddesinde 22.05.2007 tarihinde 5663 sayılı Yasa ile değişiklik yapılarak bu kanun kapsamına giren taşınmazlarla ilgili edinim koşullarında değişikliğe gidildiği anlaşılmakta olup, yasal değişiklik usuli kazanılmış hakkın istisnasını oluşturduğundan, somut olayda değişen yasal düzenlemeler karşısında zilyetlikle edinme şartlarının bulunup bulunmadığı eksiksiz olarak araştırılmalıdır. Hal böyle olunca, sağlıklı bir sonuca varılması için öncelikle bölgeye ait sit haritası ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünden getirtilerek dosya keşfe hazır hale getirilmeli ve bundan sonra üç kişiden oluşacak arkeolog bilirkişi kurulu hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte sit haritası, fen bilirkişisi ve arkeolog bilirkişi kurulu aracılığıyla ölçekleri eşitlenip kadastro paftası ile çakıştırılarak yöntemince uygulanmalı, taşınmazın arkeolojik sit alanı içinde kalıp kalmadığı, kalıyor ise derecesi ve taşınmaz üzerinde 1. grup olarak tescil edilmiş kültür ve tabiat varlıkları bulunup bulunmadığı hususları incelenmeli, bilirkişilere denetime elverişli şekilde rapor ve kroki tanzim ettirilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte 5663 sayılı Yasa ile değişik 2863 sayılı Kanun uyarınca değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken onandığı anlaşılmış olup, karar düzeltme isteminin bu nedenlerle kabulü ile Dairemizin 08.11.2019 tarih, 2016/11788-2019/7158 Esas, Karar sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına ve hükmün yukarıda belirtildiği şekilde BOZULMASINA, peşin yatırılan karar düzeltme harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 11.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***