"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sonucunda, ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ... ada 43 parsel sayılı 1.451,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın ...’ın fiili kullanımında olduğu şerhi yazılarak, arsa vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazda kimsenin kullanımının bulunmadığı iddiasına dayanarak, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde bulunan zilyetlik şerhinin terkini istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu ... ada 43 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde bulunan zilyetlik şerhinin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın boş, çalılık, kayalık yerlerden olduğu ve taşınmazda davalının kullanımının bulunmadığı kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir. Dava konusu taşınmazda, Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Yasa'nın Ek-4. maddesi uyarınca kullanım kadastrosu yapılmıştır. Dava tarihinden önce 26.04.2012 tarihli 28275 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanun'un 9. Maddesinin 2. bendi ile; "Bu Kanuna göre yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar 2/B alanları hakkında Hazine tarafından kişiler aleyhine açılması gereken davalar açılmaz, açılmış ve devam eden davalar durdurulur." hükmü getirilmiştir. Somut olayda davacı Hazine, 6292 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra 03.07.2014 tarihinde, taşınmazın taşlık, çalılık, fundalık niteliğinde olduğu iddiasına dayanarak, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin terkini istemiyle dava açmıştır.
Hal böyle olunca mahkemece, 6292 sayılı Kanun'un 9/2. maddesi göz önüne alınarak, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.