Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ

KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu taşınmazlardan, 172 ada 2 parsel sayılı 3.336,14 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, davalı ... adına; 174 ada 4 parsel sayılı 1.979,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, davalı ... adına; 174 ada 8 parsel sayılı 5.112,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ile 175 ada 20 parsel sayılı 1.887,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, davalı ... adına ve 242 ada 17 parsel sayılı 7.335,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ile 249 ada 1 parsel sayılı 8.025,92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak, taşınmazların miras payı oranında adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında müdahil Mustafa oğlu ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı ...’ın davasının reddine, müdahil Mustafa oğlu ...’ın davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile, taşınmazlar toplam 7680 hisse kabul edilerek, 260/7680 hissesinin müdahil davacı ... oğlu ... adına, bakiye 7420/7680 hissesinin tespit malikleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, bir kısım davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile çekişmeli 172 ada 2 parsel, 174 ada 4 parsel, 174 ada 8 parsel, 175 ada 19 ve 20 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,

2- Temyize konu 242 ada 17 ve 249 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; müdahil davacı ..., çekişmeli taşınmazların müşterek kök muris ...’dan geldiğini, murisin ölümünden sonra mirasçıları arasında terekenin taksim edilmediğini ileri sürerek, taşınmazların miras payı oranında adına tescili istemiyle dava açmıştır. Davalılar ... ve arkadaşları ise, dava konusu taşınmazların yakın miras bırakanları olan babaları ...’a, annesi ...’ın hibesi ile intikal ettiğini, bu taşınmazların müşterek kök muris ...’ın terekesine dahil olmadığını savunarak, 13.05.1997 tarih 197 ve 198 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayanmışlardır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tarafların müşterek murisi ...’dan intikal eden taşınmazlardan olduğu, murisin ölümüyle terekenin tüm mirasçıların iştiraki dahilinde usulüne uygun biçimde taksim edilmediği gerekçesiyle müdahil davacı ...’ın davasının kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, yargılama sırasında 25.10.2011 günü mahallinde icra edilen keşif anında beyanlarına başvurulan tespit bilirkişileri ve mahalli bilirkişilerin, çekişmeli taşınmazların ... tarafından evlatları İbrahim Uyar ve İsmail Uyar’a hibe edildiği ve bu taşınmazların kök muris ... terekesine dahil olmadığı yönündeki anlatımları üzerinde yeterince durulmamış, öte yandan davalıların savunmalarına dayanak olarak gösterdikleri 13.05.1997 tarih, 197 ve 198 sıra numaralı tapu kayıtları yöntemine uygun şekilde mahalline uygulanarak, kayıtların kapsamı duraksamasız şekilde belirlenmemiş ve çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı tespit edilmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.

Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece öncelikle, davalıların tutundukları tapu kayıtları tesisinden itibaren eksiksiz ve tedavülleri birbiriyle bağlantılı olacak şekilde yeniden getirtilip, söz konusu bu kayıtların kadastro sırasında başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği araştırılmalı, bundan sonra mahallinde, davada yararı bulunmayan yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, usulünce uygulanmak suretiyle dayanılan kayıtların kapsamları belirlenmeli; kayıt kapsamı belirlenirken yerel bilirkişiler ve tanıklardan, tapu kaydında okunan hudutların hangi taşınmazlar olduğu sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanak kayıtlarıyla denetlenmeli; fen bilirkişisine, keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir rapor ve kroki düzenlettirilmeli, bu suretle çekişmeli taşınmazların dayanak kayıtların kapsamında kalıp kalmadığı belirlendikten sonra, yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazların müşterek muris ...’dan intikal eden yerlerden olup olmadığı, taşınmazların muris ...’a kimden, ne şekilde geçtiği ve taşınmazların ... tarafından davalıların yakın miras bırakanları ...’a hibe edilip edilmediği, taşınmazların ne zamandan beri, kim tarafından ve hangi sebeple zilyet edildiği sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı; bu suretle çekişmeli taşınmazların müşterek kök muris ...’dan intikal eden yerlerden olup olmadığı duraksamasız şekilde ortaya konulmalı ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen hususlar yerine getirilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Gerçekleştirdiğiniz işlemde Hata Oluştu !

***