"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan 106 ada 926 parsel sayılı 922,91 metrekare, 106 ada 929 parsel sayılı 2.184,73 metrekare, 106 ada 932 parsel sayılı 1.919,33 metrekare ve 106 ada 954 parsel sayılı 3.648,73 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, taşınmazların 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ... oğlu ...’in kullanımında olduğu şerhi yazılarak ayrı ayrı Hazine adına; 106 ada 930 parsel sayılı 2.338,43 metrekare ve 106 ada 953 parsel sayılı 2.166,86 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, taşınmazların 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ... oğlu ...’in kullanımında olduğu şerhi yazılarak ayrı ayrı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları dava konusu taşınmazların davalılar ile müşterek murisleri olan babaları ...’den geldiğini ileri sürerek, taşınmazlarda lehlerine miras payları oranında kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın HMK'nın 114/1 (i) ve 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, dava konusu taşınmazların davalılar ile müşterek murisleri olan babaları ...’den geldiğini ileri sürerek, taşınmazlarda lehlerine miras payları oranında kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açmışlardır. Davalılar ise, dava konusu taşınmazların daha önce Mahkemenin 2014/5 Esas, 2014/17 Karar sayılı dava dosyasına konu olduğunu, böylece taşınmazların zilyetlerinin kim olduğunun saptandığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, eldeki dava dosyası ile Mahkemenin 2014/5-17 Esas, Karar sayılı dava dosyasının, taraflar yönünden kesin hüküm olduğu şekilde hüküm kurulmuştur. Ne var ki, Mahkemenin 2014/5-17 Esas, Karar sayılı dava dosyasına göre davacı ... (davacılar ... ve müştereklerinin kardeşi), dava konusu taşınmazların, davalılar ile müşterek murisleri olan babaları ...’den geldiğini ileri sürerek taşınmazlarda lehine miras payı oranında kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açmış, Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş ve hüküm Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleşmiş ise de; eldeki davanın davacıları ... ve arkadaşlarının miras payları, Mahkemenin 2014/5-17 Esas, Karar sayılı dava dosyasında konu edilmediğine göre, kesin hükmün varlığından söz edilemez.
Hal böyle olunca; mahkemece işin esasına girilerek iddia ve savunmalar çerçevesinde bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,16.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.