"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : MÜKERRER KADASTRONUN İPTALİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dava dışı ... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan Yenimahalle Mahallesi 408 ada 8 parsel sayılı 21.191,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tespiti 1991 yılında kesinleşmiş, bu taşınmaza komşu olan, ... çalışma alanında kalan ve mera olarak tespit edilen 120 ada 1 parsel sayılı 1.208.471,58 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tespiti ise 2007 tarihinde yapılmış olup dosyaya gelen yazılarda taşınmazın davalı olduğu belirtilmiştir. Taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesine mükerrer tescilin bulunduğu şerhi düşülmüştür. Davacı ... tarafından ilgili işlemin iptali için dava açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece uyuşmazlığın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41. maddesi kapsamında bulunduğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Uyuşmazlık, 1991 yılında tespiti kesinleşen 408 ada 8 parsel sayılı taşınmaz ile 2007 yılında yani daha sonra kadastroya tabi tutulmuş olup davalı olması nedeni ile henüz kadastro tespiti kesinleşmemiş bulunan 120 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1994,59 metrekarelik bölümünün mükerrer kadastroya tabi tutulmasından kaynaklanmakta olup mükerrer kadastronun söz konusu olduğu hallerde 3402 sayılı Yasa'nın 41. maddesine göre değil, aynı Kanun'un 22. ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1026. maddesi çerçevesinde işlem yapılması gerekmektedir. Ne var ki, mükerrerliğe neden olan ve daha sonra kadastro işlemine tabi tutulan ve mera olarak tespit edilen 120 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında kadastro mahkemesinde açılan, halen devam etmekte olan ve 2007/1026 Esas sayısında kayıtlı dava dosyasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece eldeki bu davanın, halen derdest olan ve kadastro mahkemesinde görülmekte olan davaya katılma niteliğinde olduğu ve Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu göz önünde bulundurularak görevsizlik kararı verilmesi gerekmektedir. Açıklanan bu yön göz ardı edilerek davanın niteliği konusunda yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.