Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında .... Köyü çalışma alanında bulunan 392 ve 430 parsel sayılı 29000 ve 74000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, çekişme konusu diğer taşınmazlarla birlikte Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Hazine tarafından, davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda çekişme konusu diğer parseller hakkında davalılar adına tescile karar verilmiş, ancak çekişmeli 392 ve 430 parsel sayılı taşınmazlar hakkında hüküm kurulmamıştır. Davacılar ... ve müşterekleri tarafından, 392 ve 430 sayılı parseller hakkında hüküm kurulmadığından sicilin açık kaldığı ileri sürülerek taşınmazların murisleri ... adına tescili istemi ile dava açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, çekişmeli parsellerin ...'ya ait mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında davacılar adına tapuya tesciline; taşınmazların tapu kayıtlarındaki kamulaştırma şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Hazine tarafından Sulh Hukuk Yargıçlığının 09.08.1951 tarih ve 1951/47-49 sayılı yüzölçümü tashihi ilamı sonucu oluşan Kasım 1951 tarih ve 2 sıra numaralı tapu kaydının artırılan miktarının iptali istemiyle tapu kayıt malikleri aleyhine Asliye Mahkemesinde açılan dava, Yargıtay denetiminden geçerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinin 1991/2 Esas, 2002/11 Karar sayılı dosyasında eldeki dosyada çekişme konusu olan taşınmazlarla birlikte 450'den fazla parselin yargılaması yapılmış ve bahsi geçen tapu kaydı dış sınırları ile taşınmazlara uygulanmak suretiyle davacı Hazine’nin davasının reddine karar verilmiş, hüküm Hazine'nin temyiz süresini geçirmesi sebebiyle Hazine aleyhine kesinleşmiştir. Ne var ki, Kadastro Mahkemesinin 1991/2 Esas, 2002/11 Karar sayılı kararında bir kısım parseller hakkında hüküm kurulmamıştır. Davacılar ... mirasçıları ... ve müşterekleri, hakkında hüküm kurulmayan 392 ve 430 parsel sayılı taşınmazların murisleri adına tescile karar verilmesi istemi ile eldeki davayı açmışlardır. Mahkemece, Kadastro Mahkemesinin 1991/2 Esas, 2002/11 Karar sayılı kararının gerekçe kısmında tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsadığı kabul edildiği halde 392 ve 430 parsel sayılı taşınmazlar hakkında hüküm kurulmasının unutulduğu gerekçesi ile bu parsellerin ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir. Ancak Mahkemece, Kadastro Mahkemesinin 1991/2 Esas, 2002/11 Karar sayılı kararında hakkında hüküm kurulmayan diğer parseller hakkında dava açılıp açılmadığı araştırılmamıştır. Nitekim, Dairemizce, 29.09.2016 tarihinde temyiz incelemesi yapılan ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/162 Esas, 2013/766 Karar sayılı davasına konu 354 sayılı parselin de aktarılan davanın konusu olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; Mahkemece, aynı tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesi ile Kadastro Mahkemesine aktarılan davaya konu olup da hakkında hüküm kurulmayan diğer parseller araştırılıp hakkında açılmış bir dava bulunup bulunmadığı belirlenmeli, var ise aynı tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazlar hakkındaki davaların birlikte görülmesi gerekliliği göz önünde bulundurulmalıdır. Mahkemece açıklanan şekilde bir araştırma inceleme yapılmadan yazılı kararın verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 30.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***