"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :... MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davalılar ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 744 parsel sayılı 2.800,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 262 ada 3 parsel numarasıyla ve 2.612,02 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına kayıtlı bulunan eski 743 parsel sayılı 4.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 262 ada 4 parsel numarasıyla ve 4.050,28 metrekare yüzölçümlü olarak; davacı ... ve dava dışı hissedarlar adına kayıtlı bulunan eski 745 parsel sayılı 3.200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 262 ada 5 parsel numarasıyla ve 3.270,81 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ..., hissedarı olduğu eski 745 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü gerçekte 6.500,00 metrekare olmasına rağmen 1983 yılında yapılan ... çalışmalarında taşınmazın 3.200,00 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edildiğini ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, “teknik bilirkişinin 16.01.2015 havale tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.440,16 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 19,32 metrekarelik taşınmaz bölümlerinin 262 ada 5 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, (C) harfi ile gösterilen 1.081,74 metrekarelik taşınmaz bölümünün 262 ada 3 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, (D) harfi ile gösterilen 21,71 metrekarelik taşınmaz bölümünün 262 ada 4 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 262 ada 3, 4 ve 5 parsel taşınmazların bu şekli ile tapuya tesciline” karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Uygulama kadastrosunun genel amacı, teknik açıdan yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği anlaşılan ... haritalarının yenilenmesi ve uygulanabilir hale getirilmesi olup; mülkiyet ihtilaflarını canlandırmak veya çözmek değildir. Davacı ..., hissedarı olduğu eski 745 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü gerçekte 6.500,00 metrekare olmasına rağmen 1983 yılında yapılan ... çalışmalarında taşınmazın 3.200,00 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edildiğini iddia ederek dava açmıştır. Gerek dava dilekçesinin içeriğinden, gerekse davacının keşifteki beyanları, taşınmazların sınırlarına ilişkin gösterimleri ve tüm dosya kapsamından, davanın uygulama kadastrosuna yönelik olmadığı, tesis kadastrosundan önceki nedenlere ve mülkiyet hakkına dayalı, 3402 sayılı ... Kanunu'nun 12. maddesinde düzenlenen tapu iptal ve tescil davası olduğu anlaşılmaktadır. ... tespiti kesinleşen taşınmazlar hakkında mülkiyet iddiası ile açılacak davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Hal böyle olunca; Mahkemece uygulama tutanaklarının usulüne göre kesinleştirilmesi için ... Müdürlüğü'ne iadesine ve görevsizlik kararı verilerek, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, esasa girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.