"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle “Mahkemece dava tarihinden 20-25 yıl öncesine ait iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları dosya arasına getirilerek, ziraat mühendisi, kadastro fen elemanı, jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu ile yerel bilirkişi ve tanık marifetiyle taşınmaz başında yeniden keşif yapılmak suretiyle, taşınmaz üzerinde imar-ihya işlemlerine başlandığı ve tamamlandığı tarih ile, tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihinin tespiti; uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümlerinin öncesi itibari ile niteliğinin, ne amaçla ve kim tarafından kullanıldığının, mera olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi; çekişme konusu taşınmazın sulu olduğu göz önünde bulundurularak zilyetlik yoluyla edinilecek taşınmaz miktarına ilişkin limitlerin göz önünde bulundurulması ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne; 17.01.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 6.074,49 metrekare yüzölçümündeki kısmın bahçe vasfıyla davacı ... adına, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 15.878,25 metrekare yüzölçümündeki kısmın 884 parsel sayılı ve 1.033.334,00 metrekare miktarlı mera parselinden ifraz edilerek bahçe vasfıyla aynı adada son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tesciline, aynı raporda (D) harfi ile gösterilen 4.767,56 metrekare yüzölçümündeki kısmın 884 parsel sayılı mera parselinden ifraz edilerek tarla vasfıyla aynı adada son parsel numarası verilerek davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kadastro sırasında taşlık olarak tespit dışı bırakılan, fen bilirkişi raporunda (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen çekişme konusu taşınmazlar hakkında kısa kararda davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda nizalı taşınmazların (A), (B) ve (D) bölümleri ile ilgili hüküm kurulmuş ancak (C) bölümü ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmamıştır. Hal böyle olunca; kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmaktadır. HMK'nın 298/2. maddesi gereğince kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur. Kararların farklı ve çelişkili olması mahkemelere olan güven ilkesini zedeler. Bu durum 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi bozma nedenidir. O halde, önceki kararla bağlı kalınmaksızın çelişkiyi kaldırmak suretiyle yeniden bir hüküm kurulması gerekli olup, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden .... Belediye Başkanlığına iadesine, 23.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.