"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde gereklerinin tam olarak yerine getirilmemiş olmasının isabetsiz olduğu belirtilerek davalı tarafın dayanağı 1968 tarih ve 291 sıra numaralı tapu kaydının değişebilir ve genişletilebilir sınırlı olması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca yüzölçümü ile geçerli olacağı, bu tapu kaydının yüzölçümünden fazla şekilde dava dışı 9 parsel sayılı taşınmaza revizyon görmüş olması nedeniyle dava konusu taşınmazı miktarı ile kapsaması olanaksız olduğuna göre davalılar dayanağı 1968 tarih ve 290 sıra numaralı değişebilir ve genişletilmeye elverişli tapu kaydındaki değişmez nitelikteki sınır yerleri esas alınarak tapu kaydına kapsam tayin edilmesi, miktar fazlası kısım üzerinde kök tapu kaydının oluştuğu günden itibaren kadastro tespit gününe kadar kazanmayı sağlayan 20 yıllık sürenin geçtiği nazara alınarak yöntemince zilyetlik araştırması yapılması ve sonucuna göre hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 161 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edildiği gibi hüküm oluşturulması zorunludur. Ne var ki, davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfi ile gösterilen kısımlarını kapsadığı ve taşınmazın geriye kalan ve anılan raporda (C) ve (D) harfi ile gösterilen kısımları üzerinde ise davalı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; hükmüne uyulan bozma ilamı gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Hükmüne uyulan bozma ilamında; "davalıların tutunduğu gayri sabit hudutlu 1968 tarih ve 291 sıra numaralı tapu kaydının miktarından fazla şekilde davalılar adına tespit edilen komşu 9 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü, bu nedenle dava konusu taşınmazı miktarı ile kapsamasının mümkün olmadığı; diğer taraftan 1968 tarih ve 290 sıra numaralı tapu kaydının ise gayri sabit hudutlu olup miktarı ile geçerli olduğu belirtilerek bu kayıtta tarif edilen değişmez nitelikteki sınır yerleri esas alınarak anılan tapu kaydına yüzölçümü ile kapsam belirlenmesi ve miktar fazlası yönünden ise davalı taraf yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması" gereğine değinildiği halde 1968 arih ve 291 sıra numaralı tapu kaydına kapsam tayin edilmiş, 1968 tarih ve 290 sıra numaralı gayri sabit hudutlu tapu kaydı kapsamı dışında kalan bölümler yönünden
ise yeterli şekilde zilyetlik araştırması yapılmamış, ziraat mühendisi bilirkişiden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, ziraat teknikeri sıfatına sahip bilirkişi raporu ile yetinilerek hüküm kurulmuştur. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm verilemez. Hal böyle olunca; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları ile ziraat mühendisi bilirkişi ve fen bilirkişisinden oluşacak bilirkişi heyeti huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, davalı tarafın dayandığı 1968 tarih, 290 sayılı değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı tapu kaydında tarif edilen değişmez nitelikteki sınır yerleri esas alınarak anılan tapu kaydına yüzölçümü ile kapsam belirlenmeli, miktar fazlası yönünden yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, bu nedenle taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi duraksamasız belirlenmeli, ziraat mühendisi bilirkişiden taşınmazın öncesinin hangi nitelikte olduğu arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığı, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü ve kimden kime aktarıldığı konusunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.