Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 104 ada 8 parsel sayılı 9.215,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2'şer hisselerle davalılar ... ve ... adına kadastro komisyon kararı ile tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, üzerinde zilyetlik bulunmadığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 104 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tutanağındaki tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde 1993 yılından bu yana terör nedeniyle tarlaların ekilmediği; Nazımiye İlçesi ve köylerinde bölge halkının terör nedeniyle göç etmiş oldukları ve terör korkusu nedeniyle dava konusu taşınmazlarını 20 yılı aşkın süredir terk etmiş olduklarının bilinen bir gerçek olduğu, vatandaşların köylerine dönmüş olmaya başladıkları, tüm köylerde arazilerin ve dava konusu taşınmazın yaklaşık 30 yıldır terör nedeniyle ekilememiş olmasının, zilyetliğin kesintiye uğramış sayılmasına sebebiyet vermeyeceği, davalıların dava konusu taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyetliklerini sürdürdükleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir.

Çekişmeli taşınmaz başında yapılan keşifte çekişmeli taşınmazın davalılara ait olup Hazine ile ilgisi bulunmadığı ancak 1993 yılında terör nedeniyle köyün boşaltıldığı ve o zamandan tespit tarihi olan 2012 yılına kadar ekilip biçilmediği mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişisince ifade edilmiştir. Keşif sonucu düzenlenen zirai bilirkişi raporuna göre de çekişmeli taşınmaz üzerinde kendiliğinden yetişen 15-20 yaşlarında 10 adet alıç ve 10-30 yaşlarında muhtelif sayıda meşe ağacı olduğu, tek ve çok yıllık yabancı otların bulunduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla çekişmeli taşınmaz üzerinde 1993 yılından itibaren ekonomik amaca uygun bir zilyetliğin bulunmadığı sabittir. Yine her ne kadar mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişisince terör olayları nedeniyle taşınmazın ekilip biçilemediği ifade edilmiş ise de dosya arasında bulunan 09.01.2015 havale tarihli Kaymakamlık cevabına ekli yazıda, çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Köyü hakkında boşaltma kararı bulunmadığı, ancak 1992 yılında köylülerin terör nedeniyle köyü kendilerinin boşalttıkları ve 1998 yılında köye döndüklerinin belirtilmiş olup, köylülerin dönüş tarihi olarak gösterilen 1998’den; tespit tarihi olan 2012 yılına kadar da taşınmaz davalılarca kullanılmadığına göre; davalıların, çekişmeli taşınmazdaki zilyetliği iradi olarak terk ettiğinin kabulü gerekir. Mahkemece açıklanan bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen subjektif nitelikteki gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup, davacı Hazine temsilcisinin temyiz sebepleri açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***