"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
...İlçesinde 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan 131 ada 33 parsel sayılı 105,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit hisseli olarak ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, davalılar lehine zilyetlikle kazanma şartlarının oluşmadığını öne sürerek, taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, askı ilan tarihinin 10.02.2016 tarihinde dolduğu ve 11.02.2016 tarihinde kesinleştiği, davacı Hazinenin davayı 16.02.2016 tarihinde askı ilan süresinden sonra açtığı gerekçesiyle görev yönünden reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin göreve ilişkin vardığı sonuç, dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davanın açıldığı tarihin belirlenmesi harca tabi olup olmamasına göre değişiklik gösterir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 06.02.1984 gün ve 1983/7 Esas, 1984/3 Karar sayılı Kararında her iki hal için davanın açıldığı tarihin nasıl belirleneceği ayrı ayrı karara bağlanmıştır. Buna göre, harca tabi olmayan davalarda, dava dilekçesi hakim tarafından usulen kaleme havale edilmekle, artık mahkemenin tasarrufuna geçmiş sayılır. Çünkü bu gibi davalarda davacı, dava dilekçesini hakime vermekle kendine düşen görevi yerine getirmiş ve yapacağı başka bir işlem kalmamıştır. Bir başka anlatımla, artık davacının dava dilekçesi üzerinde tasarruf yetkisi sona ermiş ve dilekçe mahkemenin malı olmuştur. Bu bakımdan, davacı 10.02.2016 tarihinde dava dilekçesini havale ettirmiş, dosya; aynı tarihte UYAP sisteminde harçlandırma formu düzenlenip 2016/2906 kayıt numarası ile kaydedilmiştir. Tevzi formunun 16.02.2016 tarihinde düzenlenmesi davacı tarafın sorumluluğunda değildir. Ayrıca Kadastro Kanunu'nun 11/1. maddesinde askı ilan süresi otuz gün olarak kabul edilmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 92. maddesinde ise "gün olarak tayin edilmiş sürelerin hesabında, tefhim ve tebliğ edildiği günün hesaba katılmayacağı" hükmüne yer verilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların tutanağı 12.01.2016 tarihinde askıya çıkarılmış olup, 30 günlük askı süresi 10.02.2016 tarihinde dolmaktadır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi hükmüne göre Hazine harçtan muaf olduğundan, dava dilekçesi üzerine yazı işleri müdürü tarafından yapılan 10.02.2016 tarihli havale ile dava süresinde açılmış olmakla uyuşmazlığın çözümünde Kadastro Mahkemesi görevli olup, işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde görev yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.