Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVALILAR : HAZİNE, ... VE MÜŞTEREKLERİ

DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

KANUN YOLU: TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kullanım kadastrosu sonucunda, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 167 ada 166 parsel (eski 947 parsel) sayılı 28.411,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesinde, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan sahada kaldığı, edinme sebebi sütununda ise ...’nın fiili kullanımında bulunduğu belirtilmek suretiyle zeytin bahçesi vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, yapılan güncelleme çalışmalarında kullanıcı değişikliği yapılmamıştır. Davacılar ... ve arkadaşları, dava konusu taşınmazın davalı tarafın murisinden geldiğini ve murisin bir kısım mirasçılarından, miras paylarına düşen taşınmaz bölümünün zilyetliğini satın aldıklarını ileri sürerek, taşınmazda lehlerine zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, eski 947 nolu parselin... oğlu ... adına yapılan zilyetlik tespitinin kısmen iptaline, teknik bilirkişinin 28.01.2014 tarihli raporunda 2-3-7 nolu rakamlarla gösterilen toplam 5.735,00 metrekarelik bölümünün zilyedinin davacılar olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, bir kısım davalılar ... ve müşterekleri vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; davacılar, kullanım kadastrosu sonucunda orman sınırları dışına çıkarılarak Hazine adına tapuya tescil edilen taşınmazın, davalı tarafın murisinden geldiğini ve murisin bir kısım mirasçılarından, miras paylarına düşen taşınmaz bölümünün zilyetliğini satın aldıklarını ileri sürerek, taşınmazda lehlerine zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle dava açmışlardır. Bu haliyle, davacıların talebi mülkiyet hakkına yönelik olmayıp, taşınmazdaki kullanım hakkının belirlenmesi ve tapunun beyanlar hanesine işlenmesi istemine ilişkin olduğundan, kendilerini vekille temsil ettiren davacılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.

Hal böyle olunca; Mahkemece, davacı taraf lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, davanın nitelendirilmesinde hataya düşülerek nispi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın 2 nolu hüküm fıkrasındaki "...11.576,00 TL vekalet ücretinin..." sözlerinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine "...1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin.." sözlerinin yazılmak suretiyle ve hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***