"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında tavzihe konu 131 ada 2 parsel sayılı taşınmaz davalılar ... ile ... adlarına eşit paylarla tespit edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın 1/4 payının adına tescili istemi ile, davacı ... miras payı oranında adına tescili istemi ile ayrı ayrı dava açmıştır. Yargılama aşamasında diğer bir kısım taşınmazların bir bölümünün ormana sınır olması nedeni ile mahkemece Orman İdaresi davaya dahil ettirilmiş, dava dosyaları birleştirilerek 2007/10 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda davacıların davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazın 1/12 payının davacı ..., 1/48 payının davacı ... adına, geri kalan payların ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılardan ... ve dahili davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiş, Orman İdaresinin temyiz talebi mahkemece Orman İdaresinin harç yatırmaksızın davaya katıldığı ve yasal hasım da olmadığı gerekçesi ile 26.02.2010 tarihli ek kararı ile reddedilmiş olmakla; söz konusu temyiz talebinin reddine dair ek karar da Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 29.03.2012 tarih 2011/6417 Esas, 2012/2932 Karar sayılı ilamıyla; Orman İdaresi yönüyle verilen ek kararın onanmasına, davacı ... vekilinin temyiz itirazları yönüyle ise davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde olmadığı, ancak ahşap tek katlı ev ve tarlası olarak tespit edilen dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan evin kim tarafından ne şekilde yapıldığı hususu kesin olarak saptanmadığı belirtilerek inceleme ve araştırmaya yönelik olarak bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak 2013/2 Esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonunda tespitin 1/12 payı oranında iptali ile beyanlar hanesine "ahşap tek katlı evin ... tarafından yapıldığı ve ...'ın kullanımında olduğu" yazılarak davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün yalnızca Orman İdaresinin temyizi üzerine, Dairemizin 12.05.2014 tarih, 2014/3934-5913 Esas ve Karar sayılı ilamıyla davada taraf sıfatı bulunmayan Orman İdaresinin temyiz inceleme isteminin reddine karar verilmiş ve karar düzeltme isteminde bulunulmadığından hükmün 21.11.2014 günü itibariyle kesinleştiğine dair şerh yazılmış, 13.05.2015 tarihinde Tapu Müdürlüğünce infaz edilerek hükümde olduğu gibi tapu kaydının oluşturulduğu dosyaya gönderilen belgelerden anlaşılmıştır. Bu kez davacı ... vekili tarafından mahkemeye verilen 18.04.2016 tarihli dilekçe ile 2007/10 Esas sayılı dosya üzerinden verilen hükümde müvekkili ...'a 1/48 pay verildiği, ve hükmün yalnızca üzerindeki eve yönelik bozulmasına rağmen bozmadan sonra 2003/2 Esas sayılı dosya üzerinden verilen hükümde ise bu payın yazılmadığı belirtilerek tavzih talebinde bulunulmuş, Mahkemece 08.02.2017 tarihli ek karar ile 2013/2 Esas, 2013/17 Karar sayılı kararın üçüncü sayfasının ikinci paragrafında (gerekçe kısmında); "130 ada 70 parsel, 131 ada 9 parsel" şeklinde başlayan cümlenin "Yargıtayca onanarak kesinleştiği" ibaresinden sonra "114 ada 8-11-22-26,..." şeklinde devam eden parsellerden sonra, "131 ada 2 parsel" nolu taşınmazın eklenmesine, yine hüküm fıkrasının 1.bendinde "A-2007/10 Esas sayılı dosyada; 1-Davacının dava konusu ... Köyü 131 ada 2 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının kabulü ile söz konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının davacının 1/12 hissesi oranında kadastro tutanaklarının iptali ile, taşınmazın beyanlar hanesine "ahşap tek katlı evin ... tarafından yapıldığı ve ...'ın kullanımında olduğu" yazılarak davacı ... adına tapuya tesciline, cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu dava ile birleşen 2007/25 Esas nolu dosyada dava konusu olan 131 ada 2 parsel sayılı taşınmaza yönelik davacı ...'ın davasının kabulü ile kadastro kayıtlarının iptaline ve 1/48 oranında ... adına tapuya kayıt ve tesciline" yazılması suretiyle hem gerekçenin hem de hükmün tavzihine karar verilmiş; tavzih kararı, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; Yargıtay incelemesi sonucunda kesinleşen davacı ...'ın 1/48 payı hakkında son hükümde karar verilmediği ve hükmün infaz edilebilmesi için ve başka şekilde düzeltme imkanı kalmadığı gerekçesiyle tavzih kararı verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi yasal düzenlemeye de aykırı bulunmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 304. maddesinde hükmün yeterince açık olmadığı veya tereddüt uyandırdığı veyahut birbirine aykırı fıkralar içermesi halinde icrası tamamlanıncaya kadar tavzih istenebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yoluyla sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği, ve değiştirilemeyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda tavzih isteminde bulunan davacı ...'ın talebi hükmün değiştirilmesine yöneliktir. İleri sürülen sebepler ancak asıl hükmün tebliğinden sonra yasal süresi içinde temyize başvurulması halinde incelenebilecekken hükmün davacı tarafından temyiz edilmemesi karşısında, tavzih yolu ile yeni bir hükmün tesisine imkan bulunmamaktadır. Kaldı ki; hüküm infaz edilerek (icrası tamamlanarak) taşınmaz hakkında tapu kaydı da oluşturulmuş olduğuna göre tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken talebin kabulü ile yasaya aykırı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı ... vekilinin temyiz talebinin kabulü ile 08.02.2017 tarihli tavzih kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.