"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 03.03.2020 gün ve saatte temyiz eden ... vd. vekili Avukat...ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat..., ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Çekişmeli taşınmazların mera niteliği ile sınırlandırıldığı ve yine mera niteliği ile sınırlandırılan ve tutanağına göre kesinleştiği anlaşılan 101 ada 81 parsel sayılı taşınmaz ile çevrili olduğu, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 4753 sayılı Yasa gereğince 1965 yılında yapılan toprak tevzi çalışmalarında 101 ada 81 parsel olarak tespit edilen alanın 19 numaralı mera parseli olarak sınırlandırılıp haritaya bağlandığı, davacı yanın dayandığı tapu kayıtlarından birinin sınırlarının sırt, sırt, sırt ve Keleş tarlası, diğerinin sınırlarının ise hark, hark, mera ve hali arazi olarak belirtildiği; yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre Keleş tarlasının mera sınırları içinde yer aldığı, diğer sınırların ise her yerde bulunabilecek sınırlar olduğu, bu nedenle dayanak kayıtların çekişmeli taşınmazları kapsadığının kabulünün mümkün bulunmadığı, öte yandan davacı yanın 101 ada 2 parsel sayılı taşınmaz için dayanak yaptığı mahkeme ilamında Hazine ve köyün taraf olmadığı, davacıların dedesi ile üçüncü kişiler arasında görüldüğü ve verilen hükmün Hazine bakımından bağlayıcı niteliğinin olamayacağı belirtilmiş; meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğe hukuken değer verilemeyeceği göz önünde bulundurularak, etrafı kadim mera ile çevrili olan ve mera bütünlüğünü bozduğu anlaşılan dava konusu taşınmazlar hakkındaki davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 101 ada 2, 10, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacıların sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/2. maddesi gereğince; birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, somut olayda ret gerekçesi ortak olan davalılar Hazine, ... ve ... lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması isabetsiz ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 6 ve 7. bendinin hüküm yerinden çıkartılmasına ve hükmün 6. bendi olarak “Davalılar Hazine, ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 31/3. maddesi gereğince 1.500 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılar Hazine, ... ve Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığına verilmesine” ifadelerinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 2.540,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak, duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren aleyhine temyiz olunan tarafa verilmesine,
yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.