"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 03.03.2020 gün ve saatte temyiz eden ... geldi. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda, İslahiye İlçesi Burunsuzlar Mahallesi çalışma alanında bulunan 103 ada 31 parsel sayılı 8.928,86 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, miras yoluyla gelen hak, paylaşma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve hükmen tescil edildikten sonra, 14.09.2010 tarihinde kayden ... oğlu ...'a satılmıştır. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 103 ada 31 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.047,42 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Dosyada bulunan tapu ve nüfus kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, çekişmeli 103 ada 31 parselin tapu kayıt malikinin ... oğlu ... olduğu, dosyanın davalısının ise ... oğlu ... olduğu anlaşılmakta olup, mahkemece tapu kayıt maliki ile davalının aynı kişi olup olmadığı hususundaki tereddüt giderilmeksizin hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Hal böyle olunca; mahkemece öncelikle tapu kayıt maliki olan ... oğlu ... adında bir kişi olup olmadığı araştırılmalı, tapu kayıt maliki ile davalının aynı kişi olduğunun iddia edilmesi halinde tapu kayıtlarındaki bu yanlışlığın düzeltilmesi için davacıya süre ve imkan verilmeli ve bu şekilde kayıtlar düzeltildikten sonra davanın doğru hasma yöneltildiğinin anlaşılması halinde işin esası yönünden bir karar verilmelidir. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek, ortaya çıkan söz konusu çelişki giderilmeksizin davanın esası hakkında karar verilmiş olması isabetsiz olup, bu nedenle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın talep halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.03.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.