Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kullanım kadastrosu sırasında Elmalıkent Mahallesi çalışma alanında bulunan 209 ada 4, 5 ve 6 parsel sayılı sırasıyla 407.22, 439.92 ve 317.55 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve sırasıyla Hikmet- ..., ... ve ... 'ün fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, yargılama sırasında 209 ada 4 parsel satılarak ... ve müşterekleri adına tescil edilmiş, 209 ada 6 parsel kaydına ise ... ve ... lehine zilyetlik şerhi verilmiştir. Davacılar ... ile ..., kendi fiili kullanımlarında olan taşınmazların sınırlarının yanlış tespit edildiği iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davaların kabulü ile bilirkişi .... tarafından düzenlenen 22.12.2015 tarihli krokili raporda belirtildiği ve çizildiği gibi ... 09 ada 5 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 390,41 metrekare 209 ada 6 parselin yüzölçümünün 381,63 metrekare, 209 ada 4 parselin yüzölçümünün 288,71 metrekare olarak düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, 3402 sayılı Yasa'ya 5831 sayılı Yasa'nın 8. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir. Somut olayda 209 ada 6 parselin zilyetlerinden olan davacı ... Blenkenburg tarafından Hazine ve ... davalı gösterilmek sureti ile 209 ada 5 parsel aleyhine dava açılmış, dava konusu taşınmazın sınırlarının yanlış belirlendiği iddiasında bulunulmuştur. Kural olarak bu davaların niteliği gereği beyanlar hanesinde ismi yazılı kişilerce birlikte açılması zorunludur. Somut olayda; 209 ada 6 sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde kullanıcı olarak adı geçen ...,... davada taraf olarak yer almadığı gibi, dava konusu taşınmazların mülkiyetine yönelik olarak asliye hukuk mahkemesinde görülen ve halen derdest olan dava dosyası bulunduğu da göz ardı edilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma, inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca, öncelikle mahkemece davacı ... Blenkenburg'a taşınmazın tapu kaydında zilyet olarak gözüken ... ile ...'ın davaya katılımlarının sağlanması için süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması durumunda tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilerek ve dava konusu taşınmazlarla ilgili olan mülkiyete ilişkin dava sonucu beklenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, 23.01.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***