"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 124 ada 2; 125 ada 3; 126 ada 1; 128 ada 1; 133 ada 1 ve 170 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 9.669.85; 4.317.29; 3.032.47; 4.089.25; 2.879.88 ve 2.614,68 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, vakfiye kaydı nedeniyle ... Paşa Vakfı adına tespit ve tescil edilmişlerdir. Davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tapu iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 124 ada 2; 125 ada 3; 126 ada 1; 128 ada 1; 133 ada 1; 170 ada 2 parsel sayılı taşınmazların davalı Hazinedarzade ... Vakfı adına olan tapu kaydının iptali ile, bu parsellerin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davaya konu taşınmazlar üzerinde davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Dosya arasında bulunan 02.12.2015 tarihli orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazların fiili durumuna ilişkin değerlendirmede; dava konusu 126 ada 1 ve 128 ada 1 parsellerin tarım arazisi olup eskiden beri tarım faaliyeti bulunan bir yer oldukları belirtilmekle birlikte her ikisininde çok taşlı olduğu, 133 ada 1 parselin ise toprağının işlenmemiş olduğu ve eğiminin % 45 olduğu belirtilmiş; zirai bilirkişi raporunda ise, 128 ada 1 parselde erozyonun söz konusu olduğu belirtilerek kadim arazisi vasfında olduğu 126 ada 1 ve 133 ada 1 parsellerin ise nadas durumda oldukları belirtildikleri halde, orman bilirkişi raporunun aksine taşlılık durumları hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır. Ayrıca, dava konusu 126 ada 3, 127 ada 2 ve 170 ada 2 parsellerin sınırında dere bulunmasına rağmen yapılan keşfe, jeolog bilirkişi de götürülmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; sağlıklı sonuca varılabilmesi için Mahkemece, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu, jeolog bilirkişi, fen bilirkişisinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin ne zaman başladığı ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, çekişmeli 124 ada 2; 125 ada 3; 126 ada 1 ve 170 ada 2 parsel sayılı taşınmazların hudutlarında yer alan derelerin etkisinde bulunup bulunmadıkları hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanları arasında oluşacak çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; jeolog bilirkişisinden, bu taşınmaların aktif dere yatağında veya derenin etki alanında kalıp kalmadıkları hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; zirai bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazların taşlılık durumunun ne olduğunu, taşlılık durumunun işlemeli tarım yapılmasını etkileyip etkilemediğini ve 124 ada 2 parselde var olduğu belirtilen fındık ocaklarının tespit tarihinde kaç yaşında olduklarını belirtir ve önceki tarihli ziraatçı bilirkişi raporunu da irdeler mahiyette, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlemeleri istenilmeli ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın hüküm tesisi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.