"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "Dava konusu taşınmazların teknik bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen nizalı bölümlerinin, tespit günü itibariyle fiili kullanım durumunun tespit edilmediği, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde eylemli orman şerhi bulunan 1895 parsel sayılı taşınmazın Orman İdaresine tahsis ve teslim edilip edilmediği hususunun araştırılmadığı belirtilerek, mahallinde yeniden keşif yapılması, nizalı taşınmaz bölümlerinin tespit tarihinde fiilen ne durumda olduğunun araştırılması, bu hususta ziraat mühendisi ve orman mühendisi bilirkişiden rapor aldırılması, 1895 sayılı parsel hakkında Orman İdaresine tahsis ve teslim kararı bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması, bundan sonra toplanan deliller uyarınca karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu 1895 parsel sayılı taşınmazın 18.12.2018 havale tarihli bilirkişi kurulu rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 6.353,80 metrekarelik bölümünün ifraz edilerek adanın en son parsel numarası ile parselin kadastro tutanağında beyanlar hanesinde geçen "taşınmazın tamamı eylemli orman haline dönüşmüştür" şerhinin iptali ile yerine "davacı Kazım Sarı'nın kullanımındadır" ve "6831 sayılı Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır" şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tesciline, taşınmazın kalan bölümünün tespit gibi tesciline, dava konusu 1922 parsel sayılı taşınmazın aynı rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 1.920,12 metrekarelik bölümünün ifraz edilerek adanın en son parsel numarası ile "davacı Kazım Sarı'nın kullanımındadır" ve "6831 sayılı Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır" şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tesciline, taşınmazın kalan bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Orman İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu 1895 parsel sayılı taşınmazın, hükme esas alınan 18.12.2018 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 6.353,80 metrekarelik ve dava konusu 1922 parsel sayılı taşınmazın aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 1.920,12 metrekarelik bölümünün ormanla ilgisinin bulunmayıp, kuru tarım arazisi vasfında olduğu ve tespit günü itibariyle de, davacının söz konusu taşınmaz bölümlerinde ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunduğu kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de; mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mahkemece mahallinde 23.10.2013 ve 20.11.2018 tarihlerinde yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıkları, dava konusu taşınmaz bölümlerinin davacıya atalarından geldiğini, taşınmazların öncesinde tarla olarak kullanıldığını, 2010-2011 tarihlerinde davacı tarafından taşınmazlara ceviz dikildiğini ancak ceviz ağaçlarının ve çitlerin köyde bulunan kişiler ve hayvanlar tarafından söküldüğünü, cevizlerin dikilmesinden sonra taşınmazların bir daha ekilmediğini, otlarının biçilerek kullanıldığını beyan etmişlerdir. Orman mühendisi ve ziraat mühendisi bilirkişiler tarafından müştereken hazırlanan 19.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda; (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün üzerinin otlarla kaplı olup, üzerinde uzun yıllardır tarım yapılmadığı, hayvan otlatılmak suretiyle değerlendirildiği, (B) harfi ile gösterilen bölümün ise bir kısmına 1 – 2 yaşlarında ceviz ağaçları dikildiği, taşınmazın eskiden tarım alanı olarak kullanıldığı daha sonra ise hayvan otlatılmak suretiyle değerlendirildiğinin belirtildiği; yine, orman mühendisi ve ziraat mühendisi bilirkişiler tarafından müştereken hazırlanan 18.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda ise; (A) ve (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümlerinde uzun yıllardır tarım yapılmadığı, taşınmazların hayvan otlatılarak değerlendirildiği, üzerilerinde karaçalı, ardıç ve ahlat ağaçlarının mevcut olup, büyük çoğunluğunun otsu bitkilerle kaplı olduğu belirtilmiş olup, raporlara ekli fotoğrafların da bu durumu doğruladığı, dolayısıyla taşınmazlar üzerinde Yasa’nın aradığı anlamda fiili kullanımın bulunmadığı, kaldı ki hayvan otlatmak ve ot biçmek şeklindeki zilyetliğin, ekonomik amaca uygun zilyetlik olarak da değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla; Mahkemece, dosya kapsamındaki tüm bu bilgi ve belgeler göz önünde bulundurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.12.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.