"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın düzeltilerek onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi ... tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... İlçesi Doğanbaba Köyü çalışma alanında bulunan 170 ada 25, 171 ada 4, 21, 33, 173 ada 103, 182 ada 98, 99 ve 187 ada 76 parsel sayılı sırasıyla 1.269.26, 3.428.13, 2.967.74, 1.721.19, 241.40, 933.46, 669,04 ve 1.283,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, sit alanı içerisinde kaldıkları gerekçesiyle beyanlar hanesine ...’un kullanımında bulundukları ve korunması gerekli kültür varlığı oldukları şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edilmişlerdir. Davacı ..., irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 171 ada 4 ve 187 ada 76 parsel sayılı taşınmazların davalı Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile her iki taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline; 170 ada 25, 171 ada 21, 171 ada 33, 173 ada 103, 182 ada 98 ve 182 ada 99 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ve hükmün, davacı ... ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.09.2019 tarih 2016/12292 Esas, 2019/5802 Karar sayılı ilamıyla; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazları yerinde olmadığı ancak, dava konusu taşınmazların 1. ve 2. derece ...Alanı içerisinde kaldıklarının belirlenmiş olmasına rağmen, bu hususun tapunun beyanlar hanesinde şerh olarak gösterilmemiş olmasının isabetsiz olduğu bu eksikliğin giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği belirtilerek, hükmün 1.bendine "Tapuya Kayıt ve Tesciline" ifadesinden sonra gelmek üzere, "taşınmazların 1. ve 2. ...Alanı olarak belirlenen ... ve çevresi içinde kaldıklarının tapunun beyanlar hanesine şerhine" ifadesinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle onanmasına karar verilmiş, bu kez düzeltilerek onama ilamına karşı davacı ... tarafından, 170 ada 25, 171 ada 21 ve 33, 173 ada 103, 182 ada 98 ve 99 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların uzun yıllardır işlemeli tarımda kullanılmadığı davacının zilyetliğini terk ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi varılan sonuç dahi davanın niteliğine ve dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava, kadastro tespitinden önceki sebeplere dayalı olarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılan tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Bu tür davalarda, davacı lehine zilyetlik nedeniyle taşınmaz edinme koşullarının, tespit tarihi itibariyle oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekir. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, çekişmeli taşınmazların babasının ölümüyle davacıya kaldığını, 170 ada 25 ve 173 ada 103 parsellerin yaklaşık 15 yıldır sürülmediğini, diğer taşınmazların ise davacı tarafından kullanıldığını bildirmişler; ziraatçı bilirkişi raporunda, taşınmazların 1. sınıf tarım arazisi niteliğinde olduğunu, ancak yaklaşık 8-10 yıldır kullanılmadıklarını belirtmiştir. Bu haliyle ziraatçı bilirkişi raporu ile beyanlar arasında çelişki oluştuğu anlaşılmakta olup, mahkemece söz konusu çelişki giderilmediği gibi, taşınmazların kadastro tespitinin 2005 yılında yapılıp, dava açılmaksızın 2006 yılında askı ilan süresi sonunda kesinleşerek tapuya tescil edildiği, eldeki davanın 15.05.2015 tarihinde açıldığı ve keşfin 2016 yılında yapıldığı dikkate alındığında, ziraatçı raporunda taşınmazların kullanılmadığı belirtilen 8-10 yıllık dönemin tespit sonrasına ilişkin bulunduğu da açıktır. Bu durum karşısında, mahkemece mevcut delillerin takdirinde hataya düşüldüğü gibi, tespit tarihine kadar davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının da tam ve doğru olarak belirlenmediği, bu kapsamda uyuşmazlığın çözümünde hava fotoğraflarından yararlanılmadığı anlaşılmaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece öncelikle, kadastro tespit tarihinden (2005) geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı tarihlerde çekilmiş en az 3 adet stereoskopik hava fotoğrafı ile temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları ve taşınmazları çevreleyen komşu taşınmazlara ait kadastro tespitinden sonra oluşmuş tapu kayıtları (hükmen oluşmuş iseler dayanağı olan kesinleşmiş mahkeme ilamları) getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri bilirkişi kurulunun katılımı ile yeniden keşif yapılmalı ve bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazların geçmişte ne durumda bulundukları, kime ait oldukları, kimden nasıl intikal ettikleri, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldıkları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında oluşacak çelişkilerin ve önceki keşiflerdeki mahalli bilirkişi ve tanık sözleri arasındaki çelişkilerin yöntemince giderilmesine çalışılmalı; ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan, dava konusu taşınmazların toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsünün cinsini bildirir ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir, bilimsel verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişisine yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde, taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğini, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını ve kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu açıklayan, temin edilebilen en eski ve kadastro tespit tarihine yakın tarihli uydu fotoğrafları kadastro paftası ile çakıştırılmak suretiyle değerlendirmesi istenilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek tespit tarihi itibariyle davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı ...’un karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 30.09.2019 tarih 2016/12292 Esas, 2019/5802 Karar sayılı ilamının 170 ada 25, 171 ada 21. 33, 173 ada 103, 182 ada 98, 99 parsel sayılı taşınmazlar yönüyle ortadan kaldırılmasına ve bu parsellere ilişkin hükmün yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteminde bulunana iadesine,
02.03.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.