"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “dava konusu 104 ada 5 ve 7 parsel sayılı taşınmazların dava açıldıktan sonraki tarihte, yargılamanın devamı sırasında 6292 sayılı Yasa uyarınca satılarak Hazinenin mülkiyetinden çıktığı ve davalılardan ... adına tescil edildiği, davaya zilyetliğin şerhine yönelik olarak devam edilmesi mümkün değil ise de, davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin tespiti yönünden hüküm kurulmasına engel yasal bir düzenlemenin mevcut olmadığı, taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin tarafların murisi... ile başladığı, davalıların zilyetliğinin de muristen gelen miras hakkına dayalı olarak, yani mirasçı sıfatıyla sürdürüldüğünün anlaşıldığı belirtilerek, kullanım kadastrosunun yapıldığı tarih itibariyle davacının murisinden gelen miras payı oranında kullanım hakkı olduğunun tespitine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, “dava konusu 104 ada 7 parsel ile 104 ada 5 parselden ifrazen oluşan 104 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde, Kaynarca Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.08.2008 tarih, 2008/234 Esas ve 2008/200 Karar sayılı veraset ilamındaki 3/28 miras payı oranında davacının kullanım hakkı olduğunun tespitine” karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve müşterekleri vekili ile dahili davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dava konusu 104 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar, 104 ada 7 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluştukları halde, maddi hata sonucunda kararın hüküm kısmında söz konusu taşınmazların, 104 ada 5 parsel sayılı taşınmazdan ifraz olunduklarının yazılmış olması isabetsiz ise de, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın 1. fıkrasında yer alan "104 ada 7" ifadesinin "104 ada 5" olarak; "104 ada 5" ifadesinin ise "104 ada 7" olarak değiştirilmesine ve hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.03.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.