Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu, ... İlçesi Kayalar Köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 1 parsel sayılı 61.450.730,68 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kamu orta malı olarak mera vasfıyla tespit edilmiş ve tespit 25.05.2018 tarihinde hükmen kesinleşmiştir. Davacı ..., taşınmazın bir bölümü hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı Köy Tüzel Kişiliği adına yapılan tespitinin iptali ile davacı ... adına tesciline, 13.07.2015 tarihli bilirkişi raporu ve krokinin bu kararının eki sayılmasına karar verilmiştir. Davacı ... ve Hazine temsilcisi tarafından ayrı ayrı tavzih isteminde bulunulmuş, mahkemece verilen ek kararla tavzih talebinin kabulüne, 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 13.07.2015 tarihli bilirkişi raporu ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 5.821,96 metrekarelik ve (B) harfi ile gösterilen 3.918,08 metrekarelik kısmının davalı Köy Tüzel Kişiliği adına yapılan tespitinin iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm davacı ... ve Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece çekişmeli 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mera olmadığı ve davacı ... lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve taşınmazın tamamının davacı adına tesciline karar verilmiş ve sonrasında bu karar tavzih edilerek çekişmeli taşınmazın 13.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 5.821,96 metrekarelik ve (B) harfi ile gösterilen 3.918,08 metrekarelik kısmının davacı adına tesciline hükmedilmiştir. Ne var ki, davanın açıldığı ve hatta kararın verildiği tarih itibariyle 103 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ... Kadastro Mahkemesi’nin 2012/72 Esas, 2015/10 Karar sayılı dosyasında dava konusu olup, taşınmaz hakkındaki tespit tutanağı kesinleşmemiştir. Tespit kesinleşmeden taşınmazın mera siciline kaydedilmiş olması hukuken sonuç doğurmaz. Kadastro tespit tutanağı kesinleşmemiş olan taşınmazlar hakkındaki davalara bakma görevi Kadastro Mahkemesi’ne ait olup mahkemenin görevli olup olmadığı hususu dava koşularından olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulmalıdır. Öte yandan meraların mülkiyeti Hazineye, yararlanma hakkı ilgili Köy Tüzel Kişiliğine ait olduğundan davada Köy Tüzel Kişiliği yanında Hazinenin de taraf olması gerektiği üzerinde de durulmamıştır.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece taraf teşkilinin sağlanması hususunun görevli mahkemece değerlendirileceği göz önüne alınmak suretiyle dava tarihi itibariyle Kadastro Mahkemesi’nin görevli olduğu göz önünde bulundurularak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu hususlar göz ardı edilmek suretiyle esasa ilişkin karar verilmiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***