Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında, toprak tevzi komisyonunca oluşturulan tapu kayıtları nedeniyle ... İlçesi Akdilek Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 112 ada 23 parsel sayılı 21.953,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına ve 113 ada 50 parsel sayılı 13.864,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise davalı ... adına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ..., hükmen tescil edilen tapu kayıtlarına dayanarak çekişmeli taşınmazların adına tespit ve tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, temyize konu taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

1) Dosya içeriğine, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacının dayandığı tapu kaydının üçüncü kişiye intikali nedeniyle davacının murisinin kayda dayalı hakkı kalmadığına göre, davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile çekişmeli 112 ada 23 parsel sayılı taşınmaza ilişkin usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,

2) Davacının 113 ada 50 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Davacı, hükmen babası adına tescil edilen Eylül 1955 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydına; davalı ise, toprak tevzi komisyonunca oluşturulan tapu kaydına dayanmaktadır. Mahkemece, her iki tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu kabul edilerek, Kadastro Kanunu'nun 46/2. maddesi gereğince toprak tevzi suretiyle oluşurulmuş tapu kaydına üstünlük tanınması gerektiği gerekçesi ile açılan davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun olmadığı gibi, yapılan araştırma ve inceleme de hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Her iki tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu mahkemenin de kabulünde olup, uyuşmazlık hangi tapuya üstünlük tanınacağı noktasında toplanmaktadır. Her ne kadar davacının dayandığı tapu kaydının oluşumunda esas alınan tescil ilamında Hazine taraf olmadığı için bu ilam Hazineyi bağlamaz ise de, dosyadaki mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre davacı, 4753 sayılı Kanun uyarınca Hazine adına tapunun oluştuğu tarihe kadar 20 yılı aşkın süredir dava konusu taşınmaza zilyet bulunduğundan eski tarihli tescil ilamı ile oluşan tapu kaydına değer verilmesi gerekirken kanun maddesi yanlış yorumlanarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Ayrıca davacı, dava konusu taşınmazın babası ...’den intikal ettiği iddiasına dayanarak tespitin iptali ile adına tescili istemiyle dava açtığı halde, mahkemece kayıt maliki ...’e ait nüfus kayıtları getirtilerek davacı ile aralarındaki irsi ilişki saptanmamış; murisin, davacıdan başka mirasçısı bulunup bulunmadığı ve başkaca mirasçıları mevcut ise taşınmazın davacıya ne şekilde intikal ettiği davacıdan sorulup açıklattırılmadığı gibi, bu konuda gerekli araştırma da yapılmamıştır.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece, öncelikle davacının dayandığı tapu kaydının kayıt maliki olan ...'e ait nüfus kayıtları getirtilerek davacı ile aralarındaki ırsi ilişki saptanmalı, ardından davacıya, taşınmazın muris babasından kendisine hangi yolla intikal ettiği hususu açıklattırılmalı, murisin sağlığında bağış, satış ya da mirasçılar arasında pay devri gibi hukuki yollarla temyize konu taşınmazın davacıya geçmiş olduğunun kanıtlanması halinde davacı adına tesciline; kanıtlanamaması halinde ise, murisin terekesinin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu gözetilerek 3402 sayılı Kanun'un 30/12. maddesindeki düzenleme de göz önüne alınarak taşınmazın kayıt maliki ...'in mirasçıları adına tesciline karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***