Logo

17. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Davacı, mülkiyeti kendisine ait ... İli, ... İlçesi, Asmalı Mescit Mh., ... ada, ... parsel sayılı iş hanında 119, 120, 121, 122, 123 ve 124 numaralı bağımsız bölümlerden müteşekkil toplam 110 m2 gayri menkulün, 26/02/2001 tarihinde 27.500 $ bedelle ...t'a satıldığını, TMSF'nin, kendisi ve alıcı ... aleyhine ... 1. Ticaret Mahkemesi'nin 2003/896 E sayılı dosyası ile satışa ait işlemin iptali davası açtığını, mahkemece davanın mahiyeti gereği işleme konu taşınmazın işlem tarihindeki değerinin belirlenmesine karar verildiğini, mahallinda yapılan keşfe istinaden düzenlenen raporlarda bilirkişilerin haksız ve hatalı olarak gerçeğe aykırı verdikleri raporlar ile kendisini zarara uğrattıklarını belirterek, fazlaya ait talep hakkı saklı kalmak üzere 20.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, zamanaşımı, yargı yolu ve yetki itirazında bulunmuş, davada devletin sorumluluğunu gerektiren şartların oluşmadığını, ispat edilemeyen davanın esas açısından da reddi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın, HMK'nın 114/1-b maddesi gereği yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle, dava şartı yokluğundan HMK'nın 115/2. maddesi gereği usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, bilirkişi raporu nedeniyle uğranıldığı iddia olunan maddi zararın tahsili istemine ilişkindir.

6100 sayılı HMK.nın 46. maddesinde devletin sorumluluğu ve rücu konusu düzenlenmiş, 47. maddesinde ise; Devlet aleyhine tazminat davasının, ilk derece ... hâkimlerinin fiil ve kararlarından dolayı, Yargıtay ilgili hukuk dairesinde açılacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda, Maliye Bakanlığı aleyhine açılan davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekirken, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle reddi doğru değildir.

Ne var ki; bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.bendinin tamamen hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine; “1- Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***