"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının maliki olduğu apartman dairesindeki banyo ve kalorifer tesisatının meydana getirdiği su basması sonucu müvekkili şirkete sigortalı olup alt katta bulunan konutta hasar meydana geldiğini, yapılan ekspertiz çalışması neticesinde sigortalı konutun üst katında bulunan davalıya ait dairedeki banyo ve kalorifer tesisatından sızan sular sebebi ile hasar meydana geldiği, sigortalıya 6.592,00-TL hasar tazminatı ödendiğini TTK.’nun 1301. maddesi gereğince sigortalısının haklarına kanunen halef olduğunu ancak davalı tarafa yapmış oldukları yazışmalardan olumlu bir sonuç alınamadığını, davalı yanın Borçlar Kanunun 41. ve 58. maddeleri gereği sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle 6.592,00-TL tazminat tutarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ödeme tarihi olan 05.10.2008 tarihinden itibaren işlemiş ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline yargılama ücreti ve vekaletin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hasar bedelini ödediği kişinin zararın meydana geldiği iddia edilen evin ve eşyaların maliki olmadığını, bu nedenle de anılan kişi hak sahibi olmayıp iddia edilen zararın bedelini davalı müvekkilinden talep edemeyeceğini, bu nedenle husumet itirazları bulunduğunu, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre olayın 28.08.2008 tarihinde meydana geldiği, bu olaydan 2 ay önce dava konusu taşınmazın Mehmet Gülenç'e intikal ettiği, ödemenin ise sigorta sahibi olduğu anlaşılan Aysin Kale'ye yapıldığı anlaşılmış olup, davacının malik olmayan Aysin Kale eödeme yapması sebebi ile benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının poliçenin tarafı olmadığından rücu talebinin yerinde olmadığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konut sigortasına dayalı ödenen hasar bedelinin rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Dava konusu yuvam sigortası poliçesi incelendiğinde, poliçenin 28.10.2007-28.10.2008 vade tarihlerini taşıdığı poliçenin sigorta ettireninin dava dışı Aysin Kale ve dava konusu olayın vukuu bulduğu gayrımenkulün sigorta poliçesine konu olduğu tespit edilmiştir.
Riziko 28.08.2008 tarihinde meydana gelmiş olup davacı ... da sigorta kapsamında sigortanın tarafı olan Aysin Kale'ye ödeme yaptığından davacı sigortanın iş bu davayı açmakta hukuki yararı mevcuttur. Kaldı ki dava konusu gayrımenkul sigorta akdi devam ederken sigorta ettirenin babası olan dava dışı ...'e devredilmiş olup, dava dışı Mehmet Gülenç tarafından da söz konusu sigorta bedelinin sigorta poliçesinin tarafı olan kızın ödenmesine herhangi bir itirazı da olmamıştır. TTK. 1269-1270 madde hükümlerine göre sigortalının menfaati vardır.
Mahkemece dosyanın esasına girerek hüküm kurulması gerekirken davanın aktif dava ehliyeti yönünden reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 31.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.