"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davası sırasında verilen ihtiyati tedbir nedeni ile uğranılan zararın tazmini isteminin yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davalının açtığı tasarrufun iptali davasında verilen ihtiyati tedbir kararı ile müvekkilinin haciz işlemi yaptığı menkul malların satışını durdurduğunu, bu nedenle müvekkil şirketin zarara uğradığını, ayrıca müvekkilleri aleyhine icra hukuk mahkemesinde açılan dava nedeniyle de manevi şahsiyetinin etkilendiğini öne sürerek şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında islah yolu ile maddi tazminat talebini 2.601.000,00 TL'ye çıkarmıştır.
Mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilk kararı, Dairemizin 09.11.2015 tarih .... Esas 2015/11747 karar sayılı ilamı ile, davacının zararının tespiti amacıyla alınan bilirkişi raporunda ihale tarihi itibariyle satışa konu edilen menkul malların rayiç değerlerinin 2.625.500,00 TL olduğu bildirildiği, bu rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verildiği, ancak mahkemece davacının talep ettiği zararın hangi nedenle doğduğu, icra müdürlüğünce yapılan ihaleden 2 gün sonra ihtiyati tedbir kararının icra müdürlüğüne tebliğ edildiği ve alıcının ihale bedelini yatırmaması nedeniyle ihale iptal edildiğinden zarar ile ihtiyati tedbir arasında bir illiyet bağı olup olmadığı, durdurulan icra satışı sırasında 430.000,00 TL'ye davacı şirkete ihale edilen malların ihaleden alınamaması nedeniyle
hangi kıstas uyarınca 2.625.500,00 TL zarar edildiği hususu tartışılmamış, aynı malların daha sonraki tarihte 116.500,00 TL'ye dava dışı başka bir kişiye ihale edildiği halde bu hususta irdelenmemiş, cebri satış ve davaya konu edilen menkul malların 09.11.2005 tarihli ihaleden satın alınamamasında verilen ihtiyati tedbirin etkili olup olmadığının irdelenmesi, yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden davacının ihaleyi alamamasından dolayı nasıl bir zarara uğradığının, zararın miktarının ne olduğunun ayrıntılı ve gerekçeli olarak tartışıldığı rapor alınması, zararın belirlenmesinde ticaret hacminin önemi nedeniyle davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi, 430.000,00 TL bedelle ihale edilen malların alınamamasından dolayı 2.601.000,00 TL zararın nasıl oluştuğunun açıklanması, meydana gelen zarar ile ihtiyati tedbir arasında nasıl bir bağ olduğunun saptanması, ihalenin ihtiyati tedbir kararının tebliğinden önce yapıldığının göz önünde bulundurulması, ondan sonra toplanan ve toplanacak olan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerketiğinden bahisle bozulmuş, bozmaya uyulduktan sonra, mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, bozmaya uygun olarak yapılan araştırmaya göre karar verilmiş bulunmasına ve davacının 09.11.2005 tarihinde yapılan ihalede KDV ve tellaliye giderini yatırmamış olmasına, alacağının tahsil imkanı sağlayabileceği borçluya ait villa üzerindeki haczini kaldırması nedeniyle alacağın tahsil edilmemesinde ihtiyati tedbir kararından ziyade kendisinin ağır kusurlu bulunmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 57,10 TL fazla alınan peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 09/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.