"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı ... mirasçıları yönünden reddine, diğer davalı yönünden kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalı ... aleyhine takip yaptıklarını takibin semeresiz kaldığını, borçlunun alacaklılarından mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını davalı ...'a sattığını belirterek, tasarruf işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararı, Dairemizin 17.12.2009 tarih 2009/7694 Esas 2009/8513 Karar sayalı ilamı ile dava konusunun üçüncü kişinin elinden çıkması halinde, davacının dördüncü kişiyi davaya dahil etmemesi durumunda bedele dönüşeceğinden, İİK'nun 283/2. maddesi gereğince bedel hakkında karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozmadan sonra borçlu mirasçıları yönünden davanın husumet yönünden reddine, taşınmazın değeri 60.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'tan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve bozma ilamı gereğince karar verilmiş bulunmasına göre davalı ... vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.nun 282. maddesi gereğince tasarrufun iptali davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Buna göre borçlu ile onunla hukuki muamelede bulunun kişi zorunlu hasım konumundadır.
Somut olayda, borçlu ... yargılama devam ederken 10.12.2016 tarihinde ölmüş mirasçıları ..., ..., ... Denizli 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1760 Esas 2017/487 Karar sayılı ilamı ile mirası ret etmiş ve anılan karar 17.05.2017 tarihinde kesinlenmiş geride mirası ret etmeyen ... kalmıştır. Bu halde borçlunun yerine miraçcısı olarak ... geçeceğinden anılan şahıs yönünden de davanın kabulü ile yargılama giderinden sorumlu tutulması gerekirken husumetten reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
3-Davanın İİK'nun 283/2. maddesi gereğince bedele dönüşmesi halinde, üçüncü kişinin davacının alacağından fazla olmayacak şekilde bu bedel ile sorumlu olması gerekir, bedel üzerinden faiz yürütülmesi mümkün olmadığından, bedel üzerinden dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de isabetsiz olmuştur.
4-Kabule göre ise, mirasçıların tümü tarafından miras ret edildiğinde, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp, sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddedilen borçlu için atanacak ve yetkilendirilecek bir temsilci ile davaya devam edilmesi ve buna göre taraf teşekkülü sağlandıktan sonra karar verilmesi gerekirken husumetten reddi de hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... ...'a geri verilmesine 24.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.