"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların Salihli 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/548 Esas 2011/654 Karar sayılı ilamındaki alacaklarını icraya koyduklarını, karar gereğince 54.584,14 TL tazminatı ödemek zorunda kaldıklarını, anılan kararın Yargıtay tarafından bozulmasından sonra Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/158 Esas 2013/710 Karar sayılı ilamı ile hükmedilen miktara göre 5.052,01 TL fazla ödeme yaptıklarını anladıklarından, bu miktarın ödeme günü 13.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, mahkemenin ilk kararını davacı ... dışındaki davalıların temyiz ettiğini, bu nedenle davacı yönünden davanın kesinleştiğini davanın haksız açıldığından reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava dayanağı trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasında, TBK'nun 62. maddesi (eski BK'nun 51.maddesi) gereğince oluşan zarardan davalıların birlikte sorumluluğu bulunduğu, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu, pasif dava arkadaşlığı olarak da nitelendirilen söz konusu davada, davalılar hakkındaki davanın birlikte görülebilmesinde, zaman, emek, yargılama giderinden tasarruf ve aynı konuda çelişik hükümlerin önlenmesinin amaçlandığı, subjektif dava birleşmesinin ortaya çıktığı bu halde, dava arkadaşları hakkındaki davaların ve konumlarının mecburi dava arkadaşlığındaki gibi birbirine bağlı olmayışı, davalıların hak ve itirazlarını biri birinden bağımsız olarak savunup ileri sürebilmeleri, bu arada bağımsız olarak kanun yollarına da başvurma haklarının bulunması nedeniyle, süresinde temyiz yoluna başvurmayan davalı hakkındaki hüküm kesinleşeceğinden, hükmü temyiz etmemiş olan dava arkadaşının, diğer dava arkadaşının temyizi üzerine verilen bozma kararından yararlanmasına da olanak bulunmadığı, sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında, tazminle sorumluluğa ilişkin ilk hükmü temyiz etmeyen bu davanın davacısı konumundaki sigorta şirketinin diğer davalıların temyizi üzerine tazmin sorumluluğunda oluşan indiriminden yararlandırılmasına olanak bulunmadığı, bu durumun usuli kazanılmış hak ilkesine de aykırı olacağı sonuç ve kanaatine varıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve tazminat miktarındaki eksilmenin güvence hesabından yapılan ödeme olduğu ve bu bilginin tazminat dosyası içeriği ile sabit olduğu halde davacı tarafından temyiz edilmemiş olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 16,70 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 24/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.