"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında verilen husumet yokluğundan davanın reddine dair karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, dosyadaki kağıtlar okundu gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait ana kanalizasyon şebekesinden geri tepen suların davacıya sigortalı konutta hasara neden olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödedikleri 5.930,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kusur ve sorumluluk ile zarara itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davaya konu edilen dahili su hasarının oluşmasında davalı İSKİ'nin kusur ve sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisine; davanın kısmen kabulü ile 2.522,50 TL'nin davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44/1. maddesi
ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-a maddesinde yer alan 40.000,00 TL. tutarındaki temyiz sınırı, 01.01.2018 tarihinden itibaren 47.530,00 TL'ye yükseltilmiştir.
Davalı aleyhine hüküm altına alınan tazminat 2.522,50 TL. olup yukarıda anılan sınırın altında kaldığı ve temyize konu karar anılan tarihten sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece karar verilebileceği gibi 1.6.1990 gün 3/4 sayılı YİBK uyarınca Yargıtay'ca da karar verilebileceğinden; davalı vekilinin temyiz isteminin, istinaf mahkemesi hükmünün kesin olması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin, hüküm altına alınan maddi tazminat yönünden kararın kesin olması nedeniyle, HMK'nun 362/1-a ve 362/2 maddeleri uyarınca REDDİNE; HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne, Dairemiz karar örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 136,41 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 29/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.