"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
ASIL VE BİRLEŞEN
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili; meydana gelen kazada desteğin öldüğünü açıklayıp asıl davada 10.000,00'er TL manevi tazminatın araç sürücüsü olan davalıdan, birleştirilen davada 15.000,00 TL maddi tazminatın aracın trafik sigortacısı olan davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, bozma ilamı ve toplanan delillere göre maddi tazminat talebi hakkında konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden 10.000,00'er TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeni ile ölüme dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili meydana gelen kazada desteğin öldüğünü açıklayıp 10.000,00'er TL manevi tazminat isteminde bulunmuş, kusura ilişkin hükme esas alınan raporda meydana gelen kazada desteğin %25 oranında, davalının %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, mahkemece davacıların manevi tazminata yönelik tüm taleplerinin kabulü ile 10.000,00'er TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar, desteğin de meydana gelen kazada kusurunun varlığı dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatların bir miktar fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davalı ...'e geri verilmesine 02/07/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.