Logo

17. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki taraflar vekilleri tarafından talep edilmiş, davalılar vekilince de duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 02.04.2019 Salı günü taraflardan gelen olmadı. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı kazada, araçta yolcu olarak bulunan davacıların oğlu/ kardeşi ....ile davacı ...'nın annesi ....'nın öldüğünü, davacıların ölenlerin desteğinden yoksun kaldığını ve manevi zarara uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL. maddi ve toplam 160.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; 12.10.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle, davacı ... için maddi tazminat taleplerini 38.467,39 TL'ye yükseltmiştir.

Davalılar vekili, davacılar yakınlarının hatır için taşındığını ve emniyet kemeri takmamaları nedeniyle müterafik kusurlu olduklarından tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için

28.850,55 TL. destekten yoksun kalma tazminatı ve 15.000,00 TL. manevi tazminatın; davacı ... için annesinin ölümünden dolayı 15.000,00 TL. ve kardeşinin ölümünden dolayı 10.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, davacı ...'nın maddi zararı dava sırasında davalı taraf sigortası tarafından karşılandığından, adı geçen davacının maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; araç maliki olan davalı ...'ın işleten sıfatının kalktığının 3. kişi konumunda olan davacıları bağlayacak vasıf ve güçteki delillerle ispat edilemediği dikkate alındığında, adı geçen davalının işleten olarak zarardan sorumlu olduğuna ilişkin mahkeme kabulünün yerinde görülmesine; Dairemiz'in yerleşik uygulamalarındaki prensiplere uygun biçimde yapılan hesaplamaları içeren hesap raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davalılar lehine vekalet ücretlerinin AAÜT hükümlerine uygun biçimde belirlenmiş olmasına göre; davacılar vekili ile davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle, ölenlerin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

818 sayılı Borçlar Kanunu'nun "tazminat miktarının tayini" başlıklı 43. maddesinde (6098 sayılı TBK 51. md); hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "Tazminatın tenkisi" başlıklı 44. maddesinde (6098 sayılı TBK 52. md) ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır.

Somut olayda; davacıların yakını olan ... ve ...'ın, davalı tarafa ait araçta yolcu olduğu; yaşı küçük ...'ın aracın ön koltuğundaki diğer yolcu ....'nın kucağında oturduğu ve emniyet kemerinin takılı olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkeme tarafından hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 22.07.2014 tarihli raporda, davacıların yakını olan ...'nın emniyet kemeri takmadan ve çocuğu olan...'ı ön koltukta kucağında oturtması nedeniyle % 10 kusurlu olduğu,...'nın anılan eylemleri ile kendisi ve çocuğu...ın ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu yönünde görüş bildirildiği görülmektedir. Mahkemece de benimsenen bu raporda, ölenler için belirlenen % 10'luk kusur, zararın doğması ya da artmasına neden olan müterafik kusur mahiyetinde olup, kazanın oluşumuna etki eden bir kusur değildir.

Bu durum karşısında mahkemece; kazada ölen davacı yakınları için belirlenen % 10'luk kusurun müterafik kusur mahiyetinde olduğu ve hükme esas alınan hesap raporunda % 90 davalı kusuru için hesap yapılmış olmakla birlikte tam kusura göre hesap yapıldıktan sonra, müterafik kusur nedeniyle % 20 oranında (Dairemiz'in yerleşik uygulamaları gereği) BK'nun 44. maddesi (TBK 52. md) uyarınca maddi tazminattan indirim yapılması ile maddi tazminatın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmeyişi bozmayı gerektirmiştir.

3-Davacılar, yakınlarının ölümü nedeniyle manevi tazminat isteminde de bulunmuş; mahkemece, hükümde belirtilen miktarda manevi tazminata hükmedilmiş ise de; bedeller somut olayın özelliklerine uygun olmamıştır.

Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı

İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

O halde mahkemece; meydana gelen trafik kazası sonucu davacılar yakınları....'ın ölümü nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacılar yakınlarının davalı tarafa ait araçta yolcu oldukları ve kazanın oluşumunda kusurlarının bulunmadığı (müterafik kusurları gözetilmeli), davacıların ölenlere olan yakınlıkları nedeniyle duyacakları elemin derinliği hususları gözönünde tutularak; olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, davacılar için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan bir miktar düşük manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ile davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; hükmün, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar yararına ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar yararına BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davacılar ile davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalılara geri verilmesine 08/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

***