"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda;kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili, 15/02/2012 tarihinde davalılardan...Ltd. Şti'nin maliki bulunduğu, davalı ...'ün sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araçla davalı ..., davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpması neticesinde davacının yaralanması sebebiyle maddi ve manevi tazminat talep edilmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç şöförünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, kusur raporunun Adli Tıp Kurumundan aldırılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre;davacının davasının kısmen kabulü ile 2.243,65 TL maddi tazminat ile 4.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne karar verilmiş; karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava Borçlar Kanunu'nun 45. maddesi (6098 sayılı BK m. 54) gereğince maddi tazminat ile 47. maddesi gereğince manevi tazminat istemine ilişkindir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/IV. maddesi “Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından vekalet ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir” hükmünü içermektedir. Buna göre mahkemece cismani zarar tazminatı yanında manevi tazminat talep edilmesi ve bu kalemler yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması bakımından manevi tazminat taleplerinin kabul edilen miktarları için AAÜT'nin 3. kısmına göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Yine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13. maddesi “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez” hükmünü içermektedir.
Somut olayda mahkemece davacı lehine 4.000.-TL manevi tazminata hükmedildiği ancak vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu yönden hüküm tesis edilmediği anlaşılmıştır. Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 1.800,00.-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve...Beton Mad. İnş.nak.turizm ...ve Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesi gerekmektedir. Ne var ki, açıklanan yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasındaki 2.paragraftan sonra "Kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 1.800,00.-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve...Beton Mad. İnş. Nak. Turizm ...ve Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," şeklinde belirtilen bendin hükme eklenmesine, hükmün bu şekli ile DÜZELTEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 06.11.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.