"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, ... İli ... İlçesi ... ... Köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin 1. fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde; taşınmazın, dava tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörüldüğünden bu yöntemle değerinin tespitinde münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu veya kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır. Mahallinde yapılan keşif sırasında bu konuda herhangi bir tespit yapılmadığı, 21.05.2012 tarihli kadastro bilirkişisinin raporunda ise Seki Çayının dava konusu taşınmazın başına ve sonuna uzaklığı sırasıyla 70 m ve 110 m olarak tespit edildiği halde bilirkişi kurulu raporunda gerekçe gösterilmeden kuru tarım arazilerindeki ürünler münavebeye alınarak değer biçilmiştir. Taşınmazın üzerindeki bir su kaynağından veya yakınındaki su arkından sulanıp sulanmadığı, sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı, dereden sulanıyorsa bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama veya başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, yeraltı suyundan hangi sistemle yararlanıldığı hususlarında ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılıp belirlenmeden, pompalama ile sulama varsa bunun için yapılacak giderlerin de üretim masraflarına eklenmesi gerektiği düşünülmeden, bu yönde hiçbir değerlendirme içermeyen bilirkişi kurulu raporunun karara esas alınması,
2-Kabule göre, hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebeye alınan nohutun samanının değerlendirmeye alınmaması,
3-Dava konusu taşınmazın konumu, bilirkişi raporlarında yazılı özellikleri dikkate alındığında %10 objektif değer artışı uygulanması gerektiği gözetilmeden bu artışı uygulamayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi,
Ayrıca;
4-Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedeli davalılar adına bankaya yatırıldığı ve hükümle birlikte davalılara ödenmesine karar verildiğine göre kamulaştırma bedeline karar tarihi olan 26.02.2014 yerine 05.02.2014'e kadar faiz uygulanması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 01.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.