"İçtihat Metni"
Davacı ... ile davalı ... aralarındaki anataşınmazın onaylı mimari projesine aykırı imalatların eski hale getirilmesi davasına dair ... Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 06.11.2013 günlü ve 2012/553-2013/1003 sayılı hükmün düzeltilerek onanması hakkında Dairece verilen 18.11.2014 günlü ve 2014/9380-16526 sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesi ile eklerinin ve dava dosyasının yeniden incelenmesi sonucunda mahkeme kararının aşağıda açıklanan nedenlerle bozulması gerektiği anlaşılmakla karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 18.11.2014 gün ve 2014/9380-16526 sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının ortak alanlara müdahale ile imar ve projeye aykırı imalatlar ile kapalı alanlar oluşturduğunu, kapalı veranda ve pergoleli balkon yaptığını, binasını zeminde ortak yerlere müdahaleli kullandığını ileri sürerek müdahalenin önlenmesini, projeye aykırılıkların giderilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulü ile davalıya ait 12 nolu bağımsız bölümde bilirkişi raporunda belirtilen tabanda 11,14 m² ve üst katta 11.14 m² olmak üzere toplam 22,28 m² lik alan ile binanın önünde açık balkon alanıyla birleştirilen 21,70 m² lik alanın ve birinci katta üzerine beton kolon ve döşeme yapılarak oluşturulan 7,84 m² lik balkonun yıkılmak suretiyle projeye uygun eski hale getirilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin birinci fıkrasına göre, kat malikleri anataşınmazın bakımı ve mimari durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım, tesis ve değişiklik yaptıramayacağı, devamında da kat maliklerinin kendi bağımsız bölümlerinde anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamayacağı öngörülmüştür. Dosya içindeki bilgi ve belgelerle bilirkişi kurulu raporu içeriğinden, davalıya ait 12 nolu bağımsız bölümün zemine dönük şekilde projesinden farklı yapıldığı, tabanda 11,14 m², üst katta 11,14 m² toplam 22,28 m² fazladan imalatı olduğu, bu alanın ortak yerde kaldığının belirtildiği, ancak söz konusu projeye aykırılığın ne şekilde gerçekleştiğinin, sözü edilen 22,28 m²'lik alanın nerede bulunduğunun krokiye bağlanmak suretiyle açıkça gösterilmediği ve eski hale getirme işleminin anayapının statiğine zarar verip vermeyeceği ile ilgili bilirkişi raporunda bir tespit yapılmadığı, yine 21,70 m² lik etrafına duvar örülen alanın yerinin de krokiye bağlanmadığı anlaşılmıştır.
Buna göre dosyada mevcut bilirkişi raporu, onaylı mimari proje ile vaziyet planına aykırılıkların tespiti, bunların binanın ilk inşası sırasında yapılmış olup olmadığı, nasıl projeye uygun hale getirileceği ve eski hale getirme işleminin anataşınmazın statik yapısına zarar verip vermeyeceği hususlarında hüküm kurmaya yeterli olmadığından yeniden uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınarak onaylı mimari proje ve ekleri yerinde uygulanmak suretiyle 22,28 m²'lik alandaki projeye aykırılığın belirlenip, eski hale getirme işleminin statik yapıya zarar verip vermeyeceği de saptanıp, statiğe zararı olmadığı takdirde projeye uygun hale getirilmesi için yapılması gerekenler denetlemeye ve infaza elverişli olacak şekilde krokiye bağlanması, yine 21,70 m²'lik etrafına duvar örülen alanın da kroki ile gösterilmek suretiyle müdahale edilen bölümler hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan verilmeden belirlenmesi ve sonucuna göre müdahalenin önlenmesine ve projeye uygun eski hale getirilmesine karar verilmesi gerekirken, davalının müdahale ettiği iddia edilen bölümlerin krokisi düzenlettirilmeden infazda tereddüt yaratacak biçimde eksik inceleme ve yetersiz araştırmaya dayanan rapora göre hüküm kurulması,
2-Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan ve konusu doğrudan para alacağı olmayan davaların niteliği gereği harç ve vekalet ücreti yönünden maktu tarifelere tabi olduğu gözetilmeden nisbi harca hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, karar düzeltme harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 15.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.