"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davanamede ...'in ... ve ... olan baba ve anne kaydının davalı ... ve ... olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
... Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/1 sayılı davanamesi ile davalılar ... ve ... üzerinde kayıtlı ...'in anne ve babası olan davalılar ... ve ...'in üzerine kaydedilmesi istenilmiş, mahkemece davanın kabülüne karar verilmiştir.
Dava, tanıma yoluyla tescil edilen ...'in mevcut kaydının iptali ve gerçek anne-babası hanesine tescili istemine ilişkindir.
1-Tanıma yoluyla tescilin iptali istemi yönünden yapılan temyiz incelemesinde:
... ..., davalı ...'in hanesine Türk Medeni Kanunu’nun 295. maddesi uyarınca davalı ...'in nüfus memurluğuna yaptığı yazılı başvuru üzerine tanıma yoluyla 10/12/2009 tarihinde tescil edilmiştir. Davanamede bu çocuğun ...'in hanesindeki kaydının iptali ile ...'in çocuğun babası olmadığı ileri sürüldüğüne göre dava nüfus kaydının iptali değil Türk Medeni Kanunu’nun 298. maddesine dayanan tanımanın iptali niteliğindedir. Davanın yasal dayanağını teşkil eden Türk Medeni Kanunu’nun 298. maddesi ise aile hukuku kitabında yer alıp 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesi gereğince davaya bakma görevi aile mahkemesine aittir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir. Bu husus dava şartıdır. O halde davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken bu husus nazara alınmadan karar verilmiş olması,
2-...'in gerçek anne ve babası nüfusuna tescili istemine yönelik dava yönünden yapılan temyiz incelemesinde:
5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36.maddesinin 1/a bendinde, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresindeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlanmış olup görüldüğü gibi nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının Cumhuriyet savcısı tarafından açılabilmesi için yasada öngörülen koşulların bulunması gerekir.
Somut olayda; yürütülen bir soruşturma sırasında davanın açıldığı, ancak Cumhuriyet savcısının bu davayı açmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, ilgili resmi dairenin dava açılmasına ilişkin bir lüzum yazısının bulunmadığı, dava hakkının yanlış yazılım nedeni ile hukukları etkilenecek olan kişilere ait olduğu, bunların da harç ve diğer yükümlülüklerini yerine getirerek böyle bir davayı gerek gördükleri takdirde her zaman açabilecekleri anlaşılmaktadır.
Mahkemece açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü ,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.