"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, hisse devrinde çocuğu temsil etmek üzere kayyım atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacılardan ...’un şirket hisselerinin bir kısmını yaşı küçük oğlu ...’a devretmek istediğini, ...l’u hukuki işlemlerde temsil etmek üzere adına kayyım atanmasını istemiş, mahkemece hisse devralmak için kayyım atanmasının yasada yer alan sebepler arasında yer almadığı ve davacı ...’un adı geçen küçüğün babası olup velayet yetkisini kullanarak yasal işlemleri yapabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava; Türk Medeni Kanununun 345. maddesinde düzenlenen babası ile çocuk arasında yapılacak hukuki işlemde çocuğun menfaatini korumak üzere yaşı küçük çocuğa kayyım atanması istemine ilişkindir.
Kendisine kayyım atanması istenilen çocuk Hamza evlilik dışı ilişkiden doğmuş olup halen babası ...’un nüfusuna kayıtlıdır. Buna göre; Türk Medeni Kanununun 345. maddesinde “Çocuk ile ana veya baba arasında ya da ana ve babanın menfaatine olarak çocuk ile üçüncü kişi arasında yapılacak bir hukuki işlemle çocuğun borç altına girebilmesi, bir kayyımın katılmasına ve hakimin onayına bağlıdır.” düzenlemesi yer almakta olup mahkemece şirket hissesi devrinde çocuk Hamza ile babasının menfaatleri çatışacağından mahkemece yasal işlemlerde temsil etmek üzere kayyım atanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.