Logo

18. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulu raporu yeterli değildir.

Şöyle ki;

1-Bilirkişi kurulunca somut emsal alınan ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın dava konusu taşınmazla karşılaştırılması sonucunda; dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan beş misli daha değerli olduğu kabul edilmek suretiyle değerlendirme yapılmış ve mahkemece de bu rapora dayalı olarak hüküm kurulmuştur.

2942 Sayılı Yasanın 11. maddesinin (d) bendi gereğince emlak vergi değerlerinin dava konusu taşınmaz ile emsalin karşılaştırılmasında gözönünde tutulması gerekir. Bu itibarla dava konusu taşınmazın ve emsalin emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerlerinin oranı ile bilirkişi raporunda değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişki giderilmelidir. Dosyadaki kayıtlara göre 2006 yılında dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas değeri 0,66 kuruş, emsal alınan ... Mahallesi ... ada ... parsel saylı taşınmazın değeri ise 50 TL dir. Emlak vergi değerleri bakımından emsal taşınmaz dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu halde bilirkişi kurulu dava konusu taşınmazın emsalden çok daha değerli olduğunu kabul ettiğine göre emsal taşınmazın dava konusu taşınmaz için uygun emsal olamayacağı, yanıltıcı sonuçlara götürebileceği dikkate alınmadan bu emsale göre değerlendirme yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması,

2-Kabule göre de; idarece davalılar adına bankaya yatırılan bedel ile bozmadan sonra saptanıp hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın (idarece fazladan yatırılmış olan paranın) davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş olan mevduat faizi ile birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

Doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***