Logo

18. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ancak;

Davacı vekili dilekçesinde, aidat borcundan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile 4.550 TL asıl alacak, 5.775,48 TL faiz alacağı toplam 10.325,48 TL üzerinden takibin devamına ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesinin ikinci fıkrası "... gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık yüzde beş (14.11.2007 - 5711/9. madde ile değişiklikten önce %10) hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür" hükmünü içermektedir. Bu hükme göre ortak giderden payına düşeni ödemeyen bağımsız bölüm malikinin ödemede geciktiği günler için ödemekle yükümlü bulunduğu gecikme tazminatının başlangıç gününün açıkça saptanmış olması gerekir.

Dosya içindeki tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde davalının anataşınmazda bağımsız bölüm maliki olduğu ve davaya konu ortak gider borcunun 06.12.2009, 10.01.2010, 27.06.2013 tarihli kat malikleri kurul kararları ile kararlaştırıldığı, davalının bu toplantılara katılıp katılmadığının araştırılmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle gecikme tazminatının başlangıcının tesbitinde, davalının belirtilen toplantılara katılması halinde toplantı tarihi, katılmadıysa toplantı tutanaklarının ya da işletme projesinin davalıya tebliğ edildiği ya da başka bir biçimde borcunu öğrendiği tarih, bu husus da belirlenemiyorsa icra takibi nedeniyle ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği tarih esas alınmalıdır. Mahkemece açıklanan hususta inceleme ve araştırma yapılmadan, davalının, kat malikleri kurulu kararının alındığı tarih esas alınmak suretiyle gecikme tazminatından sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***