"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, vasilik ücretinin tahsili istenilmiş; mahkemece, görevsizlik ve dosyanın doğrudan merci tayini için 17.Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiş, davacı vekilinin 15.07.2014 tarihli dilekçesi temyiz dilekçesi olarak kabul edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Vasi vesayet altındaki kişinin malvarlığından, olanak bulunmadığı takdirde Hazine'den karşılanmak üzere kendisine bir ücret verilmesini isteyebilir. Ödenecek ücret, yönetimin gerektirdiği emek ve yönetilen malvarlığının geliri gözönünde tutulmak suretiyle her hesap dönemi için vesayet makamı tarafından belirlenir. (TMK. md. 457 ) Bu hüküm gereğince; her hesap dönemi için vasilik ücretini belirleme ve geçmiş dönemlere ilişkin ücret verilip verilmeyeceğinin takdiri yetkisi vesayet makamına aittir. Türk Medeni Kanununun 397/2. maddesi vesayet makamının sulh hukuk mahkemesi olduğunu açıkça gösterdiğinden; mahkemece, vasilik ücretini belirlemede ve ödenip ödenmeyeceğine karar verme konusunda görevin vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine ait olduğu hususu gözetilmeden asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi,
2-6100 Sayılı HMK nun 22/2. maddesinde, iki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirleneceği hükme bağlandığından; yargı yeri belirlenebilmesi için her iki kararın da temyiz edilmeksizin kesinleşmesi gerektiğinden, somut olayda .... Sulh Hukuk Mahkemesinin verdiği 26/05/2014 tarihli görevsizlik kararının öncelikle mahkemesince yöntemince taraflara tebliği ile temyiz edilmesi halinde dosyanın Daireye, temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde kesinleşme şerhi verildikten sonra yargı yeri belirlenmesi için Yargıtay ilgili hukuk dairesine gönderilmesi yerine, infazda tereddüt yaratacak şekilde doğrudan merci tayini için Yargıtay ilgili hukuk dairesine gönderilmesine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.