"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderinden kaynaklanan 21.989,39 TL alacağın sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıların taşınır, taşınmaz, banka hesapları ile 3.kişilerdeki alacaklarına ihtiyati haciz konulması istenilmiştir. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine ve buna ilişkin kararın temyiz isteminin reddine karar verilmiş, temyiz isteminin reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; eğitim öğretim giderinin tahsili amacıyla açılan alacak davasında, ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını, mahkemenin ara kararı ile ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verildiğini, ihtiyati haczin kabul koşullarının bulunduğunu ileri sürerek, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararın temyizen bozulmasını istemiş, mahkemece, temyiz yolunun kapalı olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş; ihtiyati haciz talebinin reddi ile temyiz isteminin reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunca yapılan görüşmeler sonucunda 21.02.2014 tarihli üçüncü oturumda 2013/1 Esas 2014/1 Karar sayılı kararıyla ihtiyati tedbir kararlarına karşı temyiz yolunun kapalı olduğuna karar verilmiş; dolayısıyla ihtiyati hacze karşı temyiz yolu kapanmamıştır. Bu durumda, mahkemece, temyiz isteminin reddine ilişkin kararın kaldırıldıktan sonra ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararında da Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 321/2. maddesi “(2) Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile açıklanması ile birlikte gerçekleşir.” hükümleri dikkate alınarak redde ilişkin gerekçenin yazılarak karar tesis edilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle temyiz isteminin reddine ve gerekçesiz olarak ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.