"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, yönetim kurulu kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, yönetim planı ve tapuya da kayıtlı otopark kullanma hakkı ve şeklinin yönetim tarafından bu yönde alınan bir genel kurul kararı olmadan değiştirilmesi hakkındaki 19.02.2014 tarih ve 14/546 sayılı yönetim kurulu kararının iptalini istemiş, mahkemece sözkonusu kararın dava tarihinden önce yönetim kurulunca iptal edildiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı tarafından söz konusu kararın iptal edildiğine dair davacıya bildirim yapıldığı ispat edilemediğinden davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmiştir.
Davacı vekilinin istemi yönetim kurulu kararının iptaline ilişkindir. Kat Mülkiyeti Yasası'nın 33. maddesinin birinci fıkrasında kat malikleri kurulunca verilen karara razı olmayanların mahkemeye başvurarak hakimin müdahalesini isteyebileceği hükme bağlanmış olup, yönetim kurulunca alınan kararların iptali için doğrudan mahkemeye başvurulacağı konusunda bir hükme yer verilmemiştir. Aynı Yasanın 32. maddesi gereğince anataşınmazın kullanımından veya yönetiminden dolayı kat malikleri ile yöneticiler arasında çıkan anlaşmazlıklar öncelikle kat malikleri kurulunda görüşülerek karara bağlanır. Yönetim kurulu kararlarına karşı -niteliği gereği- öncelikle kat malikleri kuruluna başvurularak bu kurulca gerekli değerlendirmenin yapılıp sonuçlandırılmasından sonra verilecek olan bu genel kurul kararı hakkında mahkemeye başvurabileceği gerekçesiyle davanının reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece davanın genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olduğu değerlendirilerek yazılı gerekçeyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ile davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.