"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, ... İli ... İlçesi ... Köyü 608 ve 1161 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Şöyle ki;
1-Mahkemece dava konusu taşınmazların değerlendirilmesinde, gelir metoduna göre değerlendirme yapılarak m² değeri bulunup buna objektif değer artışı uygulanmış ise de; bu değerlendirme dikkate alınmadan soyut olarak dava konusu taşınmazların m² değerinin 60 TL olacağı belirtilerek bir değer bulunmuştur.
Mahkemece dava konusu taşınmazların değerlendirme tarihinde kesinleşmiş 1/1000 ölçekli uygulama imar planı içinde bulunup bulunmadıklarının, bu tarih itibariyle kesinleşmiş imar planı içinde olmadıklarının anlaşılması halinde belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber belediye ve altyapı hizmetlerinden (yol, su, elektrik, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd. gibi) yararlanıp yararlanmadıklarının, özellikle etraflarının meskûn olup olmadığının, taşınmazlar belediye nazım imar planı içinde iseler Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.04.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı kararı uyarınca bu plan kapsamına alındığı tarih ve plandaki konumunun, hangi amaçla plan kapsamına alındıklarının, yerleşim merkezlerine uzaklığının, altyapı hizmetlerinden yararlanma ve ulaşım olanaklarının, kullanma biçimi itibariyle iskan amacına yönelik yapılaşma olasılıklarının belediye başkanlığından araştırılarak, bu konuda taraflara delillerini ibraz etmek üzere süre verildikten sonra, mahallinde yapılacak keşif sonucunda, taşınmaz arsa vasfında ise mahkemece tarafların vereceği ya da re'sen getirtilecek uygun emsallerin 11. maddenin (d) bendinde öngörülen vergiye esas olmak üzere ilgili belediyelerce bulundukları cadde veya sokak için değerlendirme tarihindeki asgari m² değerleri getirtilip, dava konusu taşınmazların değerlendirme, emsal taşınmazların ise değerlendirmeye esas alınan satış tarihleri itibarıyla imar düzenlemesi sonucu meydana gelen imar parselleri olup olmadıkları da belediye imar müdürlüğü ve tapu müdürlüklerinden araştırılıp bu emsallere göre ve ayrıntılı olarak karşılaştırma yapan raporlar alınarak oluşacak duruma göre, arazi vasfında ise gelir metodu esas alınarak dava tarihindeki değerinin tespiti için alınacak bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması gerekirken taşınmazların nitelikleri denetlemeye elverişli şekilde belirlenmeden, soyut ifadelerle değer belirleyen bilirkişi raporuna göre eksik inceleme sonucu karar verilmesi,
2-Dava konusu taşınmazlarda ifraz işlemi gerçekleştirilmiş olduğuna göre; yeni parsel numaraları belirtilerek ve davacının terkin talebi de bulunduğu dikkate alınarak terkine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması,
3-Dava tarihinden itibaren dört aylık süreninin bittiği 27.09.2014 tarihinden karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerekirken, faizin 26.09.2014 gününden başlatılması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.