"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, ... İli ... İlçesi ... Köyü 278 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmasız el koyma nedenine dayalı olarak bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri ile ihbar olunan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-... vekili tarafından verilen dilekçede dava konusu taşınmazdan enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle 1955' li yıllarda el atıldığı bildirilmiş, ... ile ... arasında imzalanmış olup dosyada mevcut 24.07.2006 tarihli sözleşmenin 7.4. maddesine göre "Dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğu ...'a aittir." denilmiştir. Bu halde dava konusu taşınmaza hangi tarihte el atıldığı taraflardan sorulak sorumlu idarenin tespiti ile ...'ın sorumlu olduğunun anlaşılması halinde davaya dahil edilip, taraf teşkilinin sağlanmasından sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan kamulaştırmasız el koyma işleminden davalı ...' ın sorumlu tutulması,
2-2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca, bilirkişi kurulu arazi niteliğindeki taşınmazın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurlar ile her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ayrıca ilgililerin de beyanını dikkate alarak düzenleyeceği gerekçeli bir değerlendirme raporunda değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise, özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için aynı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 15. maddesinin son fıkrası uyarınca, kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği gün itibarıyla dekar başına elde edilecek ortalama verimine, üretim giderine ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Dava konusu taşınmazın bir kısmında sebze tarımı yapıldığı anlaşıldığına göre; kapama meyve (muz, portakal) bahçesi olan kısımların kapama meyve bahçesi, tarım arazisi olan kısımların da açık tarım arazisi olarak ayrı ayrı değerlerinin bulunup bu bedele hükmedilmesi gerekirken, Yargıtay uygulamalarına aykırı düşecek şekilde tamamının kapama muz ve portakal bahçesi olarak değerlendirilmek suretiyle ortalama gelirin bulunup bu gelire kapital faiz uygulanması suretiyle değer belirlenmiş olması,
3-.... ilçe müdürlüğü verilerine göre 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında portakal net geliri 450 TL iken 2012 yılında 16 TL'ye düşmesi nedeniyle, bilirkişi kurulunca bu düşüşün nedenleri araştırılmaksızın 2011 verilerinin uygulanmasının uygun bulunduğu açıklanmıştır. Buna göre son beş yılın verilerinin ortalaması alınmak suretiyle değerlendirme yapılması gerekirken, 2011 yılının verilerinin esas alınıp yüksek bedel belirleyen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
4-Dava konusu taşınmazın tapu kayında Ziraat Bankası lehine yer alan ipotek kaydının bedele yansıtılmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
5-Ayrıca; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 6487 sayılı Kanunla değiştirilen Geçici 6.maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları 13.03.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 13.11.2014 tarih, 2013/95 Esas ve 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edildiğinden; 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda, mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden, harcın maktu olarak belirlenmis olması da bozma nedeni yapılmıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 17.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.