Logo

18. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, vasi atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm kısıtlı adayı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

1-Kısıtlı adayı ...’in temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Dava dilekçesinde, ...'in yatalak hasta ve özürlü olduğu, kendi başına işlerini takip edemediği, bu nedenle vasi atanması istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; ,,, Hastanesi'nin 06.01.2015 tarih ve 50 sayılı sağlık kurulu raporunda, kısıtlanması istenilende “epilepsi, ensefalit, parkinson, organik beyin sendromu“ rahatsızlığı sebebiyle vasi atanması gerektiği, bu haliyle tek başına hayatını sürdürmesinin mümkün olmadığı bildirilmiş ise de, bu tanıların vasi tayinini gerektirir bir rahatsızlık olup olmadığının kuşku yaratmayacak şekilde tespiti için mevcut rapor da eklenerek ilgilinin ... ilgili ihtisas kuruluna sevki ile muayenesinin yapılarak Türk Medeni Kanununun 405.maddesinde yer alan kısıtlama sebebinin bulunup bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporu ile tespiti ve oluşacak sonuç doğrultusunda Türk Medeni Kanununun 405.maddesine göre vasi tayinini gerektirir bir durumun bulunmaması halinde istemde dikkate alınarak aynı yasanın 408.maddesi doğrultusunda tüm deliller toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile Türk Medeni Kanununun 405.maddesi gereğince vasi atanmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,

2-İlgili Dürdane Biçer’in temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Türk Medeni Kanununun 422. maddesi gereğince vasinin şahsına-sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi, öncelikle vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamına aittir. Türk Medeni Kanununun 397.

maddesinde de denetim makamı görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu hükme bağlanmıştır. Açıklanan bu hukuki düzenlemelere göre; temyiz dilekçesinin vesayet makamının atadığı vasinin, vasilik görevinden kaçınma sebepleri olarak kabul edilip ileri sürülen sebeplerin öncelikle sulh hukuk mahkemesince değerlendirilmesi, kaçınma sebepleri yerinde görülmediği takdirde buna ilişkin kararla birlikte evrakın denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi ve denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine İADESİNE, 15.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***