"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca,....parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozmaya uyulmuşsa da, gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
1-Mahkemenin ilk kararı Dairemizce; dava tarihi olan 2007 yılına ait verilerin esas alınarak kamulaştırma bedelinin saptanması gerekirken 2006 yılı verilerine göre değer belirlenmesinin doğru olmadığı belirtilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulduğuna halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiş, mahkemece bozma dışına çıkılarak, önceki münavebe planına domates eklenmek suretiyle değerlendirme yapılması üzerine mahkeme kararı Dairemizce ikinci kez bozulmuştur. Mahkecece üçüncü kez bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiş, bozma dışına çıkılarak, bilirkişi kurulunca, 6 yıl yerine 5 yıl üzerinden münavebeye planı yapan bozmaya direnir şekilde verilen rapor esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Yargıtayın bozma kararlarına karşı direnme hakkı yasalarımıza göre mahkemeye verilmiş olup, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra bozma gereklerinin yerine getirilmesi ve bilirkişi kurullarınca da bozma ilamını karşılayacak nitelikte ek rapor düzenlemesi zorunludur. Bu bağlamda hakim, uyduğu bozma ilamının gereğinin eksiksiz yerine getirilip getirilmediğini denetlemek ve kendisinin uyduğu hususlara aykırı değerlendirme yapılması halinde bilirkişi kurullarından bozma esaslarına uygun rapor düzenlemelerini istemekle görevlidir.
Buna göre mahkemece bozma ilamları doğrultusunda bilirkişi kuruluna rapor düzenlettirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; bozma ilamı sonrasında bedelin yükseldiği de dikkate alınarak bozma öncesi tespit edilen 69.506,00 TL için dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarih olan 28.06.2007 tarihinden ilk karar tarihi olan 04.07.2008 ...
tarihine kadar, bozma sonrası tespit edilen fark bedel olan 56.516,00 TL için ise yine dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarih olan 28.06.2007 tarihinden ikinci karar tarihi olan 09.12.2009 tarihine kadar ayrı ayrı faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, bozma sonrası hüküm altına alınan bedelin tamamına 27.06.2007 tarihinden son karar tarihi olan 09.12.2015 kadar faiz uygulanmış olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 05.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.