Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, müvekkili ile toptan yaş sebze ve meyve ticareti ile uğraşan davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı ile birçok defa ticari alışveriş yapıldığını ve bu alışverişlerden doğan borcun eksiksiz ödediğini, davalının tek taraflı olarak düzenlediği veresiye defterinin bazı sayfalarını takip dosyasına ekleyerek müvekkili hakkında ilamsız icra takibi başlattığını, veresiye defterine konu alışverişlerin dayanağı olarak malın teslimine dair sevk irsaliyeleri ve faturaları ibraz etmediğini ileri sürerek, müvekkilinin icra takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, ödeme ididasında bulunan davacının bu iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, cari hesap sözleşmesine göre yapılan işlemlerin veresiye defterine kaydedildiğini, veresiye defterinin HUMK'nun 292/1. maddesine göre yazılı delil başlangıcı olduğunu, bu durumda tanık dinlenilebileceğini ileri sürerek, davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılamada toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi kök ve ek raporuna göre; tarafların incelenen ticari defterlerinin kapanış tasdikleri olmadığından lehlerine delil olma özelliği bulunmadığı, ancak ticari defterlerin içeriğinin sahibi aleyhine delil sayılacağı, davacının ticari defterlerinde, davalı yanın dosyaya sunduğu faturalardan bir kısmının kayıtlı olduğu, fatura bedellerinin kasadan nakit ödendiği kaydının oluşturulduğu, ödemenin davalının kabulünde ve borç bakiyesinin sıfır olduğu, davalının fatura içeriği malları teslimine dair olguyu ve alacak iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davacının icra takibine konu alacaktan dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı alacaklının icra takibine girişmekte kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından bu yöndeki istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, davalının takip dayanağı veresiye defterine konu 117 adet fatura alacağının tahsili için yapılan ve kesinleşen ilamsız icra takibi sebebiyle İİK'nın 72. maddesi hükmü uyarınca borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı-satıcı mal teslimini yazılı belge ile kanıtlamak zorunda ise de somut olayda böyle bir belge sunamamıştır. Davalı süresinde sunduğu cevap ve delil listesinde yemin deliline dayanmış, mahkemece de 07.11.2013 tarihli celsede davalı tarafa yemin teklif edip etmeyeceği hususunda süre verilmiş, 13.05.2014 tarihli celsede ise, davacı vekilinin teslimin yeminle ispatına muvafakat etmedikleri zapta geçilerek, davalının malın teslim edildiği iddiasına ilişkin yemin teklifi ile bu konuda mehil talebinin reddine karar verilmiştir. Mal teslimi iddiasının kesin delil niteliğindeki yemin delili ile ispatı mümkündür. O halde Mahkemece, davalıya yemin teklif etme hakkını kullanıp kullanmayacağı hususunda süre verilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu yöndeki istemin reddi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***