"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av.... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili, müvekkili şirket ile davalı banka arasında imzalanan 17.06.2009 tarihli genel kredi sözleşmesini diğer müvekkillerinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, müvekkilli şirketçe kredi borcu ödeme planına uygun olarak ödenmekte iken müvekkiline tebliğ edilen kat ihtarnamesinde müvekkili şirketin kullanmadığı başka kredi meblağlarından dolayı borçlu olduğunun öğrenildiğini, oysa müvekkili şirketin davalı bankadan çekmiş olduğu 70.000 TL lik kredi meblağı dışında başka kredi borcu bulunmadığını, diğer kredi miktarlarının müvekkili şirketçe verilen ancak bankadan kredi kullanımına ve rehin tesisine dair özel yetki içermeyen vekaletnameye istinaden ... tarafından çekildiğinin öğrenildiğini ileri sürerek müvekkilleri hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip ve ilamsız icra takibi nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine, takiplerin iptaline, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılar ile birlikte dava dışı...'un da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla müvekkili banka ile 17.06.2009 tarihli ve 200.000 TL meblağlı genel kredi sözleşmesini imzaladıklarını, davacı şirketçe dava dışı ....'a verilen ... Noterliği'nin 21.09.2010 tarihli vekaletnamesi ile dava dışı borçlu kefilin davacı şirket adına banka hesaplarında dilediği miktar para çekmeye ve işlem yapmaya yetkili kılındığını, 200.000 limitli kredinin farklı tarihlerde davacı şirkete kullandırıldığını ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi heyet raporuna göre; Davacıların dava dışı ... tarafından kullanıldığı iddia edilen kredilerden ...'un ... Noterliği'nin 21.09.2010 tarih ve 1348 yevmiye nolu vekaletnamesi ile şirket adına oldukça geniş yetkiler verildiği, bu bağlamda "bankalar nezdinde mevcut her nevi hesaplarından dilediği miktarda para çekme, hesaplara para yatırma, yeni hesaplar açma, açılmış hesapları dilerse kapatma, ahz-u kabz " yetkilerinin
bulunduğu, kullanılan kredilerin ...'un şahsi hesabına değil de davacı ... Kuyumculuk Ltd.Şti. hesabına yatırıldığı ve bu hesaptan da yine aynı şirketin başka bir hesabına virman yapıldığı, ...'un davacı ...'un kardeşi ve kredi sözleşmesinin müşterek ve müteselsil kefili olması ve davacı şirket tarafından kullanılan kredinin teminatı olmak üzere ...'un adına kayıtlı gayrimenkul üzerine davalı banka lehine ipotek tesis etmesi karşısında ... tarafından kullanılan kredilerin davacıların bilgisi dahilinde kullanıldığı ve kredi borcundan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 11.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.