"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 20/10/2014
NUMARASI : 2013/130-2014/179
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalılardan ... ile ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini diğer davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, genel kredi sözleşmesi kapsamında verilen mer’i teminat mektubu bedellerinin depo edilmesi ve komisyon bedellerinin ödenmesi için başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş, alacak iddiasının afaki olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava açıldığı sırada yürürlükte bulunan 5411 sayılı Yasa’nın 141. maddesinin geçmişe yönelik olarak fon alacakları bakımından uygulanmasını düzenleyen geçici 16. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 04.06.2014 tarihli kararı ile iptal edildiği, kararın derdest davalara da uygulanması gerektiği, dava konusu kredi sözleşmelerinden (1) nolu olanının 29.11.1994, (2) nolu olanının 10.11.1994, (4) nolu olanının 12.06.1996, (3) nolu olanının da tarihsiz olarak arada imzalanmış olduğu, bu kredi sözleşmelerinden kaynaklı borcun katedilmesi ile ilgili 20.04.2011 tarihli Beyoğlu 4. Noterliği'nce ihtarname gönderildiği, zikredilen süreler arasında genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık sürenin geçtiği, zamanaşımı süresini durduran ya da kesen bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İcra takibine dayanak teminat mektupları kesin ve süresiz olup, halen mer’idir. Halen mer’i olan teminat mektupları depo bedeli istemi hakkında zamanaşımı işlemez. Öte yandan komisyon bedeli alacağı açısından zamanaşımı muacceliyet tarihinden itibaren işlemeye başlar. Açıklanan nedenlerle takipte talep edilen alacak kalemlerinin zamanaşımına uğramadığı gözetilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 09/03/2016 oybirliğiyle karar verildi.