"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 23/10/2014
NUMARASI : 2012/550-2014/556
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibe konu 4 adet bonoda müvekkilinin keşideci olarak isim ve imzasının bulunduğunu, ancak söz konusu bonolarda bulunan imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin bonolarda lehtar olarak adı geçen kişiye, bonoyu takibe koyan davalıya borcu olmadığı gibi ticari ilişkinin de mevcut olmadığını ileri sürerek, takibe konu bonolardaki imzaların müvekkiline ait olmadığının ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, bonoların ve takibin iptaline, kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, beyanında müvekkilinin ciro yolu ile elde ettiği bonoların davacıya ait olduğunu savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, imza inkarının, bonoyu elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'i niteliğinde olduğu, ilk iki raporda 30/04/2012 vade tarihli ve 2.200,00 TL bedelli bono ile 30/05/2012 vade tarihli 2.200,00 TL bedelli bono altındaki imzaların davacıya ait olmadığı beyan edildiğinden ve bu bonolar yönünden bu raporlara itibar edilerek davanın kabulü gerektiği halde kısa kararda sehven davanın reddine karar verildiği, kısa karara uygun gerekçeli kararın yazılması gerektiği, 28/02/2012 vade tarihli, 2.350,00 TL bedelli ve 30/12/2011 vade tarihli, 2.000,00 TL bedelli bonolar yönünden ise imzaların davacıya ait olduğunun saptandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda "davanın reddine" denildiği halde, gerekçeli kararda "ilk iki raporda 30/04/2012 vadeli ve 2.200,00 TL bedelli bono ile 30/05/2012 vadeli 2.200,00 TL bedelli bono altındaki imzaların davacıya ait olmadığı beyan edildiğinden ve bu bonolar yönünden bu raporlara itibar edilerek davanın kabulü gerektiği" denilmiştir. Böylece tefhim edilen kısa karar ile kararın gerekçesi arasında çelişki yaratılmıştır. Bu hal, HUMK'nun 381/2. (HMK 298/2. mad.) maddesine aykırılık teşkil ettiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.