Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Davacı ... A.Ş vek. Av. ... ile davalılar 1- ... 2-... 3-... 4- ... 5- ... 6- ... 7- ... 8- ... 9- ... 10- ... 11- ... 12- ... 13- ... 14- ... 15- ... 16- ... 17- ... 18- ... 19- ... 20- ... 21- ... 22- ... 23- ... 24- ... 25- ... 26- ... arasında görülen dava hakkında... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 15/01/2015 gün ve 2014/113 E. - 2015/3 K. sayılı hükmün temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin Dairemizin 24/06/2015 gün ve 2015/6239 E. - 2015/9350 K. sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Mahkemenin, 15.01.2015 tarihli kararı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 24.06.2015 tarihli kararı ile 15 günlük yasal süresi geçtikten sonra temyiz edilmiş olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekilince, temyiz isteminin süresinde olduğu belirtilerek karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmasıyla yeniden yapılan inceleme sonucu,

1-Gerekçeli kararın davacı vekiline 23.02.2015 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin 08.03.2015 tarihinde UYAP sistemi üzerinden gönderildiği, hal böyle olunca davacı vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin kararının kaldırılarak temyiz incelemesinin yapılması gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin 15.01.2015 günlü mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince,

6100 sayılı HMK' nın 297/2. maddesine göre "Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir."

Somut olayda mahkemece, dava dilekçesinde gösterilen davalıların tamamının hükümde yer almadığı, dava dilekçesinde gösterilen davalılar yönünden kabul veya reddedilen taleplerin tek tek hüküm fıkrasında belirtilmediği görülmektedir. Yerel mahkemece verilen 11.10.2012 tarihli karar Dairemizin 12.03.2014 tarih, 2014/1840 E. 2014/4807 K. sayılı ilamı ile bozulmuş olup, mahkemece önceki hükmün Dairemiz bozma ilamı ile ortadan kalktığı gözetilerek ve kazanılmış haklar dikkate alınarak davanın tüm tarafları gösterilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken infazda tereddüte neden olacak şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu yönündeki karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.06.2015 gün, 2015/6239 E. 2015/9530 K. sayılı temyiz isteminin reddine dair kararın kaldırılmasına, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 01/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Gerçekleştirdiğiniz işlemde Hata Oluştu !

***